18 Kasım 2007 Pazar

DANIŞTAYDA ÇED YÖNETMELİK SAVUNMASI

Av.Senih ÖZAY-Av.Murat Fatih ÜLKÜ- Av.Eren İLHAN GÜNEY – Av.Cem NEMUTLU-
1407 Sk. No:2 K:3 D:5 Alsancak İZMİR TÜRKİYE
Tel:+90.232.4210092-94-95-96 (Pbx) Faks:+90.232.4210115
senihozay@hotmail.com; avsenih@gmail.com



DANIŞTAY 6. DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA

DOSYA NO:2005/4294

ÖZÜ:Yaşlılığım, kalbim, şekerim nedeniyle Ankara’ya duruşmaya gelemeyeceğim için mazeretimin kabülünü dilerken, duruşmaya gelse idim, heyetinize aktaracaklarımı aşağıda sunuyorum;


0- Ne süre krizi ne husumet sorunu yoktur. Esprimiz bile vardır.

1-Bergama Altın madeni hikayesini , bilim insanlarının yarılması hikayesini ,medyanın zaman zaman bizden kaçış hikayesini, köylülerin sivil itaatsizlik sürecini ve YARGI ORGANININ İNSANIN VE DOĞANIN VE ANAYASAL YAŞAMA HAKKININ, ANAYASAL SAĞLIKLI ÇEVRE HAKKININ YANINDA YER ALARAK, TARİHİ BİR GÖREV YAPTIĞINI,YUNANİSTAN DANIŞTAYININ ETKİLENEREK KARAR ÜRETTİĞİNİ, AİHM.’NİN ,DANIŞTAY KARARINI AŞAMADIĞINI HATIRLAYINIZ, HATIRLATIRIM.

2-Bakanlık ile Altın firmaları arkadaşlığının her işlemine karşı yürütmenin durdurulması ve iptal kararı aldığımızı ,kararlara uyuyormuş gibi yapıldığını ve PROFESÖR DOKTOR ÜLKÜ AZRAK’IN deyimiyle hep arkaya dolanılıp faaliyeti kotaran işlemler yaratıldığını da tekrar hatırlayınız.

3-Beğenmediğimiz Anayasadan başlayarak hakların genişlemesi beklenirken HUKUKSAL DARALMANIN BECERİLDİĞİNİ VE ÇEVRE HUKUKUNA HAS ÇED YÖNETMELİKLERİNİN GEÇİCİ HÜKÜMLERLE SEYRETTİĞİNİ PROFESÖR DOKTOR NÜKHET TURGUT’UN BİLİMSEL MAKALELERİNİ SUNARAK, UZATMADAN GEÇİYORUM.

4-Bergamada siyanür yöntemiyle altın eldesi için yer seçimi yönünden ÇED Raporu için yargı kararı elde edilince BAKANLAR KURULU gizli kararı alındığı, onun dahi iptali sağlanınca işte dava konusu yönetmeliklere dayanILdığını görüyoruz; ‘’ yeni bir çed yönetmeliği istiyor ‘’ ‘’ Kim ? ‘’ ‘’ Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘’ diye Profesörlerden mütalaa alınarak yol ve yön ararlarken akıl verilerek çevresel durum değerlendirme diye bir kavram hukukumuza, yönetmeliklere takılmış gözüküyor ve mesela dava konusu Çevresel Etki Değerlendirme yönetmeliğinin geçici 3. maddesi ‘daha önce onaylanmış izin vs varsa bu yönetmelik hükümlerini uygulamayacağım’diyen müktesepçi hüküm gelmekle, zarar da verilse onun özel hakkı var denmek adına hukuku, çevre hukukunu, yaşama hakkını daraltmış olmuştur.
Hatta bunun sonuçları Uşak, Eskişehir, Artvin, Havran, Erzincan, Kazdağları gibi dosyalarla sürüp gitmektedir.Kadınların göğüsleri alına alına, kanser ola ola…

5-Maden Yasasının ve Çevre yasasının ANAYASA MAHKEMESİ ÖNÜNE götürüldüğünü birinin 2004/ 70 esas diğerinin 2005/ 16 esas olduğunu, 4 yıldır görüşülemediğini, karara bağlanamadığını, aktarmalıyım. Öyle enteresan ki, T.C enerji bakanlığı arama izini verecek, izni alan adam, kadın, şirket rezervin 0/0 ’10 nunu çıkarıncaya kadar çed süreci yok…. Daha fazla isterse o zaman çed süreci var… Son günlerde enerji ve çevre bakanlarının beyanlarını okuyunuz….
Ekte de Anayasa mahkemesine müdahil olma, konu hakkında mahkemeye açıklama yapma talepli başvurularımızı incelemenize sunuyorum.


6-Geçici 6. maddede yine paralel biçimde ‘’ güya daha önce Çed süreciyle başarıyla tamamlamış ,minicik bir eksiği kalmış, o minicik eksiği Danıştay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bulmuş, işte o minicik eksiği Durum Değerlendirme Raporu adı altında tamamlasın’’ hükmünü getirmiş gözükmektedir.

Profesör Doktor Nükhet Turgut’un da belirttiği gibi etkili bir planlama yapmadan ciddi bir Çed sistemi olmadan çevreyi ve insanı ön planda tutmadan mevzuatı daraltmak hukuku bağlamak demektir.

Burada ÇED DURUM BELGESİ dediğimiz belgeyi yaratırken devletin uzmanları bakınız ekte neler diyebilmişler?
Çevre Mühendisi Aylin Arat …
Ormancı şahin Şener
DSİ sait tahmisçioğlu
Sağlıkçı Mustafa Çolakoğlu
Bu muhalefetlere rağmen bakan bey kardeşimiz 13-14 gün içinde 15 yıllık hukukumuzu çiğneyebilip izni verebilmiş.


7.Bakanlık savunmasına bakınız; Çed meğer ÇED işlemlerini tamamlamadan faaliyete geçmiş bir dosya imiş ki böyle olunca tamirat hukuku imiş… halbuki çed işlemi tamamlanmadan değil tamamlandığı halde bilimciler, mahkemelerce iptal edilmiş bir Çed işlemi olduğunu anlayamıyorlar mı yoksa atlatma hukuku mu deneniyor anlayabilmiş değiliz.

Öte yandan bakanlık diyor ki biz ‘’ mevzuat uyarınca yer seçimi olan projeler hakkında bu yönetmelik 6. maddeyi uygularız. ‘’ Allah aşkına çed tedaviden daha önlemek için ve de çevre üzerinde olumsuz etkiler yapabilecek faaliyetleri gerçekleştirmeden önce gereken önlemleri almak değimlidir?. Hatta dahası var yapma bu faaliyeti, planlama bile yapma , mümkün değil burada demek için değilmidir? Nasıl yer seçimi olan projede çed uygulamak … Önce çed yapacaksın tüm bilim disiplinleri ile…. Sonra yer seçim uygunsa uygun denecek…

8.Bakanlık ÇED raporuna karşılık çed durum belgesinin hafif yüzeysel arkaya dolanmacı şirket kurtarıcı aldatıcı halka doğaya düşmen bir kavram olduğunu nasıl anlamaz analayamıyoruz… Ekte bürokratların görüşlerini okusanız hemen anlarsınız zaten…

Zaten yer seçimi yanlış diyen olmaz burada diyen bilim insanına da bu memlekette rastlanmamış olduğunu n da altını çizerim.

9.İşte deneme üretimi sırasında Uşak Eşme altın madeni yanında 1800 köylü zehirlenip hastaneyi boylamadı mı ?

10. Havrandan bitmiş bergamaya altınlı toprak getirmiyorlar mı ? getiriyorlar. Dava açtık ve Bursa İdare mahkememsinden davayı kazanmadık mı ? kapatırtmadık mı? Ama gene açtılar Nasıl ? Guya 25 hektarı aşan bir ocaktan izinsiz her yere toprak taşınırmış diyen yönetmelik hükmü varmış…

İyi ki Danıştay bile Metrekareye göre zarar vericilik olur- olmaz diye bir şey olur m u diye o yönetmelik hükmünü iptal etmişti…

Ama sonra ne oldu ? 2. Yürütmeyi durdurma kararını aldık ve valilik kapatma kararı aldı.
İŞTE BU KAPTMA KARARINI BURSADAKİ ÖBÜR İDARE MAHKEMESİ DURDURDU VE MUZAFFER EDAYLA ŞİMDİ TOPRAK GELMEYE TEKRAR BAŞLADI…

ŞMDİ DE BALIKESİR DE ÇANAKKALEDE İDARE MAHKEMESİ AÇILDI DİYE DOSYALAR PAZARA ,MEZARA KALIYOR….

BUNLAR REVA MI ?

11.Bergamada hukuka rağmen rağmen altınlı toprak bitmedi mi? Bitti.. kapandı mı Maden hayır.. Rehabilitasyona kalkıyorlar mı hayır.. Çünkü çok pahalı çok…
Ne yapıyorlar?… Gümüşhaneden Havrandan altınlı toprak getiriyorlar ve de kaz dağlarından da getirirlerse şaşmayız. Çünkü geçen hafta Bergama siyanürlü altın işletmesi kapasitesini 3 katına çıkarma halk toplantısı yaptılar. Gittik. Muhalefet koyduk.. izin verecekler ve dava açacağız. Bize- insanımıza- doğamıza- hukukumuza yazık değil mi ?

Sonuç : Dosyaya yeteri kadar bilgi ve belge girmiş olmakla AİHS 2 ve 6 ve 8 ve 13. maddeleri VE Anayasamızızn 17 ve 56 maddeleri ve Çevre yasasaına aykırı olan dava konusu yönetmeliğin 6. ve 3. maddelerinin iptaline karar verilmesini istemimiz doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz.

Senih ÖZAY Avukat

AB BAKANLAR KOMİTESİNE

Av.Senih ÖZAY 0.542.3298478
Av.Murat Fatih ÜLKÜ
Av.Eren ILHAN GÜNEY
Av.Cem NEMUTLU
1407sk. NO:2/5 Alsancak İzmir Tel:4210094-95-96 Faks:4210115
avsenih@hotmail.com-erenguney@hotmail.com- cnemutlu@hotmail.com_


Avrupa Parlamentosu
BAKANLAR KOMİTESİNE
Konseye
Komisyona
Genel Sekretere

COUR EUROPEENNE
DES
DROITS DE L’ HOMME

CONSEIL DE L’ EUROPE /STRASBOURG

Deuxıeme sectıon

Applicatıon no : 46117/99

Sefa Taşkın dosyasının ardından ;


Applicatıon no : 46771/99

Ali Öçkan vd TÜRKİYE

dosyası ile ilgili kesinleşen bu dosyadan da T.C Hukumetince uygulanmayış karşısında ;

BAKANLAR KOMİTESİNİN ÖNÜNE BU DOSYANIN DA GÖTÜRÜLEREK, Bruksel zirvesinde AP 15.12.2004 tarihli karar da değerlendirilerek, BİRLEŞTİRİLEREK T.C DEVLETİNİN MAHKEME KARARINA UYMASI, MEVZUAT VE UYGULAMA DEĞİŞİKLİKLERİNE GİTMESİ VE Sözleşmenin 46. maddesine göre incelemeler yapması tavsiye karnesi hazırlaması tepki ve yaptırım belirlemesi için başvurmak durumunda kalmaktayızdır.

BU VESİLE İLE ;

Yıllardır süren siyanürlü Bergama/Türkiye/Dünya dosyamızı toparlamak istiyorum;

Bergama Ovacıktaki madeninde altınlı toprak kalmayışı ve fakat Gümüşhaneden, Havrandan ve Dikiliden toprak getirip işletmeye devam etme yolunda altın firması ile idarenin ittifakı ortaya çıkınca herkesin sıtkısı sıyrılmış ve isyan edesi gelmiştir.

Üstelik Havrandan toprak taşımaya karşı da Bursa İdare mahkemesinden yürütmeyi durdurma kararı aldık, hatta Bölge idare mahkemesi de onların itirazlarını reddetti.

Ama bu ilamı da 30 gün içinde uygulamadılar. Savcılığa şikayet yaptık.

Arkadan yine arkaya dolanma çıktı geldi…Valilik bu sefer ‘’ 25 hektar altındaki bir maden arazisi söz konusu olduğundan 1. sınıf gayrısıhhi müessese değil ve izin gereksiz ‘’ denilerek maden açılmış ve danslar eşliğinde faaliyet başlatılmıştır.
HALBUKİ DANIŞTAY GENEL KURULU 9.11.2006 GÜNÜ ‘’ BÜYÜKLÜK ESASINA GÖRE YAPILAN SINIFLANDIRMA’ NIN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU, VE İLERİDE TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURABİLECEĞİ SONUCUNA ULAŞILMAKTADIR.’’ DENİLEREK YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERMİŞ OLMASINA RAĞMEN VALİ BEY BUNU DA ISKALAMIŞTIR. 2. KEZ Yargıtay baş savcılığına şikayet yaptık

Tabii ki artık uzun elyaflı pamuğu, sanayi, domatesinin yüzde kırkını karşılayış, zeytinler ve en kaliteli granit, altına feda edilemeyecek SU olgusu, hukuka arkaya dolanmaya son meselesi artık gündeme gelmiştir. İnşallah gündem geri kaçmaz..
Bu sefer odalar, barolar, dernekler kadınlar çocuklar hukuken ayağa kalkarlar…..

Heyecanımızı belirtmek için bu bilgi notunu da sunmak istedim.

1. Altın iri taneli iken Elekle ihtiyar şapkalı amcalar... Su kenarlarında... (ABD FİLMLERİ)
2. İsveçliler siyanürle altın çıkarmayı buldular... (ANSİKLOPEDİ SAYFASI)
3. Güney Afrika’da yoğunluklu iş götürülürken zengin olanlar zengin olurken Güney Afrika ırk, rejim sıkıntısı ve orada çok yerin kilometrelerce altına girmek gereği ve pahalılık nedeniyle T.C göze kestirilmiş idi.
4. Her yerde altın var.. ancak hukuk, çevre hakkı kuvvetli olunca faaliyet yok...( Paris yakınlarında 1 küçük, İspanyada 1 küçük, 1 İsveçte bir küçük altın madeni varlığı hem eski ve hem laboratuvar boyutludur.)
5. Ankaraya geldiler kravatlılardan çok izin aldılar.. (Bakan Faralyalı konuşabilir. O verdi..)
6. Bunlar Eurogold idi, Tüprag idi, Cominco idi, Dardanel, Anglo tur idi...
7. Tabii önce Bergama ve Sivrihisar halkı sevindi.. Zengin olacağız ve çocuklarımıza iş çıkacak diye.. (Burasını eski belediye başkanı Sefa Taşkın anlatabilir.)
8. Önce mücadele Havran Küçükdere’de başladı... (Orasını Birsel Lemke iyi bilir..)
Ve zamanın Çevre Bakanı Doğancan Akyürek korkunç bu mücadeleye teslim oldu ve Tüprag’ın iznini reddetti... Ona o ara etki peşinde koşan milletvekili halen emekli Av. Melih Pabuççuoğlu idi.
9.Bergama bundan etkilendi ve hukuksal gürültü başladı...
10.Prof.Orhan Uslu ve arkadaşlarının ilk ÇED raporu ortaya çıktı...ele geçti…
11.Davalar açılmaya başlandı.
12 İlk tesbit davası açıldı. 1 yıl boyunca yöre flora ve faunası izlemeye alındı. Bilirkişilerce.. ( Prof Dr. Ümit Erdem konuşabilir.)
Haricen halk sağlığı Prof Dr. Fethi Doğan halkı aydınlattı.
Haricen Yer altı suları Profesörü Şevki Filiz halkı aydınlattı.
Haricen Kimya Profesörü Emür Henden halkı aydınlattı...
(burada saplama ile daha sonra Uşak, Eşmede de şantiye kuran yabancı altın firması için köy kahvesinde sohbet yapan bir Uşaklı avukat ve bir gazeteci, ve Kimya Doçenti Hüseyin Yıldıran, gözaltına alındılar ve 1,5 yıl hapse çarptırıldılar. Ve zor zahmet Yargıtayda aklandılar. O Doçentimiz konuşturulabilinir )
13. Alman vakıflarının hiçbiri ile ilişki kurulmamıştır. Sadece FIAN isimli bir dernekle ve başkanı Petra Sauerland ile Türk Dr.eşi Mesut ile beraber tanışılmıştır. Avukat Senih Özay İzmir Güzelbahçe’de mangal ve rakı ikram ederken bu konuda bilgi vermiş ve katkı istemiştir. Casusluk bu kadarcıktır.
14.Firma da Bergama Asliye Hukuk mahkemesinde tesbit davası açtı ve zarar olabilir ama tedbir de alınabilir diyen bir rapor aaldılar. ( Ot gibi küçük bitkilerin Doçenti olan Dr. Oktay Çelen rapşoru yazdıydı.. Konuşulabilinilir.)
15.Bergama’da Çamköy civarında siyanürle altın elde edilmesi için çevre bakanlığınca verilen ÇED izni aleyhine İzmir 1. İdare Mahkemesinde dava açtığımızı biliyor musunuz?

16.İzmir 1. İdare Mahkemesinin ODTÜ’lü ziraat, çevre ve maden hocalarına bilirkişi incelemesi yaptırttığını, bu raporun deprem riski, yer altı sularının belirsizliği, halkın istemeyişi gibi olumsuzluklara rağmen yine de EUROGOLD firmasının çevreci imajını bozdurtmayacağı, İzmir Valiliği’nde kurulan izleme ve denetleme kurulunun denetleme yapacağı, yabancı sermayenin ürkütülmemesi gerektiği psikolojik noktalarından hareketle izin verilmesi gerektiği yollu mütalaanın ardında mahkemenin Esin Tan isimli bayan yargıç üye marifetiyle, iki erkek yargıç üyenin kararıyla yer seçimi yönünden iznin geçerli olduğuna karar vermişlerdir.

17.Danıştay’ın 6. dairesi mahkeme hükmünü söz konusu işletmenin faaliyetinin anayasanın 17. maddesindeki yaşama hakkının, 56. maddesindeki sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ihlalini, yöntemin kamu yararına olmadığını, insana zarar verdiğini gerekçelendirerek hükmü bozmuştur.

18.Yerel mahkemede ilama uyularak hüküm kesinleşmiştir.

Ve Av.Senih ÖZAY Anayasa madde 138 /4 ve TCK 146. Maddeye göre mahkeme ilamlarına direnişe İdam cezası gereğini ancak idama karşı olduklarını şaşkın olduklarını söyler durur. (Gazeteler )

19. Bu süreçte Uludağda Sivil itaatsizlik kollokyumu olur. Oktay Konyar ve Senih Özay katılırlar ve çok şey öğrenirler... Hukuka uygun kanunlara aykırı ya da kanunların sınırındaki eylemlere sivil itaatsizlik denilir.... Oktay Konyar ve Bergama köylüleri bu konuda ustalaşmışlardır. (Oktay Konyar dinlenebilinir. Ve de o hocalardan sivil itaatsizlik kitabının yazarı Prof Dr. Hayrettin Ökçesiz konuşabilir. )

20.Mahkeme kararının uygulanması beklenirken Firmaya ‚’ gitme kal Türkiye’de çok şey değişir, kervan yolda düzülür, basın senin yanına gelebilir, avukatları kalp, şeker hastası olabilir v.s ‘’ der bir büyük.. Ve onlar gitmez kalırlar.

21. HALBUKİ ARTIK YÖREDE O KOORDİNATLARDA ALTIN MADENİ İÇİN YER SEÇİMİ UYGUN DEĞİLDİR.

22.Böyle bir durumda bir hukuk devletinde anayasanın 138.maddesi, 2577 sayılı yasa madde 28 gereği mahkeme kararına uyularak firmanın o ana kadar yaptığı 3 milyon dolarlık masraf tartışılarak, rehabilitasyon giderlerinin takas imkanı tartışılarak konu kapanacakken;

23.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit’e yazı yazarak TÜBİTAK’a görev veriniz ve inceleme yapsınlar hele, Danıştayın endişeleri aşılmış mı der.. Bunu ilkin Yazar Mustafa Balbay ele geçirir ve yayınlar.(Keşke o konuşsa.)

24.Tübitak’ın 10 öğretim üyesi yörede yarım gün dolaşarak, çuvalla evraklar alarak, kısmen Amerika seyahati yaparak, ‘’yabancı sermaye ürkütülmemelidir, zaten “bir hava ölçüm cihazı, bir siyanür ölçüm cihazı devreye sokulmuştur, bir set yapılmıştır” diyerek olumlu mütalaa vermişler. Bunun üzerine Bülent Ecevit’in başkanlığında Müsteşar yardımcısı Füsun Köroğlu imzasıyla bir genelge yayınlanmış, diğer bakanlıkların izinler vermesi bildirilmiştir. Aleyhine açtığımız davada İzmir İdare mahkemesi hukukun arkasında dolanılamayacağını, yöre halkını 20 ile 50 yıl endişe içinde yaşatmaya kimsenin hakkı olmadığını gerekçelendirerek esaslı bir iptal kararı vermiştir

25.Bu iptal kararı üzerine Danıştay’ın 6. dairesi adli tatil yüzünden nöbetçi mahkemede başbakanlığın icrai bir bakanlık olmadığını, koordinatör bakanlık olduğunu gerekçelendirerek yürütmeyi durdurma kararını kaldırabilmiştir..

26.İşte bunun üzerine işletme garip bir şekilde altın işletme faaliyete başlamıştır.

27. Başbakanlığın talimatını gören Sağlık Bakanlığı 1 yıllık deneme üretimi izni verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi insana ve doğaya yakın duran hoş bir yürütmeyi durdurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.

28.Başbakanlığın iznini gören Orman Bakanlığı Orman tahsis izinini verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi hoş bir yürütmeyi durudurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.

29. Başbakanlığın iznini gören Çevre Bakanlığı benim işim varlığım, gereğim yok ben yokum der. (Aleyhine açtığımız dava İzmir İdare Mahkemesi ortada işlem yok ki diyerek bizi geri çevirir. Danıştaya götürürüz. Danıştay da 4 yıl kadar düşündükten sonra bu kararı onayladı.)

30.Bu 4 işlem aleyhine de dava açılır, kazanılır.

31.Bu arada Gümüşhane Mescitli altın şantiyesi
Artvin kafkasör
Gaziemir Efemçukuru
Adana Saimbeyli
Tunceli
Karşıyaka Arapdağı
Uşak Eşme
Salihli Sardes (Belediye Başkanı Zafer Keskiner konuşabilir.)

Yörelerde paneller ve tartışmalar yapabildi. Ora Şantiyeleri ve hukuk ve halkın muhalefeti sözkonusudur...


32.Türkiyede mahkeme kararlarına direniş geleneğini bilen Köylülerin Avukatı 651 Müvekkilinden 69 ‚ unu harç kaygısı ile ayırarak dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ve İmren Aykut ve Cumhur Ersümer ve Yaşar Topçu ve Erol çakır ve Halil İbrahim Özsoy hakkında birer milyar liralık tazminat davasını Ankara 5. Asliye Hukuk hakimliğinde (1998/13 E 1999/749 K) açmışsa da davası reddolunca Yargıtay 4. HD’ ne başvurmuştur. Yüksek mahkeme önce (2001/3884E – 2001/8478 K ) o süreçte İmren Aykutun hukuka sarıldığı saptaması ile onu tazminat sorumluluğundan sıyırarak diğerlerinin mahkum edileceğini karar bağlamıştır. Daha sonra Tashihi karar aşamasında da (2002/828 E _ 2002/3144 K ) Erol Çakırın Vali olarak mahkeme kararını uygulanması için çalıştığının saptanması ile onu da sorumluluktan çıkarmıştır. Böylece diğer davalıların tazminat sorumluluğu tamamlanmış ve icra dairesi aracılığı ile başbakan ve bakanların kişisel ceplerinden tahsilat yapılabilmiştir.( Adliyenin resmi verilebilinir.)

33.T.C.iç hukukunda mahkeme kararı uygulatılamayınca AİHM’ne dava taşınmış ve burada AİHS ve 8. maddelerin ihlali kararı elde edilmiştir. Ve de bi ton para…

34. Bir hukuk devletinde artık direnilmeyip, hukuka uyulup çözüm beklenirken yine üçüncü bir arkaya dolanma gözlenmiştir.

35. 09.08.2004’te NEWMONT firması Çevre Bakanlığına yeni izin başvurusu yapar. Bakanlık 11.08.2004’te format verelim size der. 16.08.2004’te bakanlık 15 nüsha format verir. 26.08.2004’te Ankara’da devletin ilgili değişik uzmanları toplanır. FRG-SRK şirketinin hazırladığı bu ek rapor çevre mühendisleri birimi tarafından atıklar yönünden, ağaçlandırma birimi tarafından önceki rapor değerlendirilmedi diyerek, devlet su işleri tarafından 12 kuyu açılmadı diyerek, sağlık bakanlığı tarafından uzaklık gösterilmedi diyerek, teknik rapor hazırlanmadı diyerek, doğa koruma müdürlüğü tarafından sonra rapor vereceğiz diyerek, orman bakanlığı tarafından yer altı suyu belirsizdir, tarım raporu yoktur, 9Eylül Üniversitesinden rapor istenmelidir diyerek, meteoroloji eksiklikler bulduğunu söylemesine rağmen 27.08.2004 günü bütün bu şerhlere rağmen hukukta yeri olmayan ÇED durum belgesi adı altında bir izin verilmiştir.

36. İşte bu izin aleyhine İzmir 1. İdare mahkemesine dava açılmış, ne hikmetse o bilirkişi incelemesine karar verdiği, ücretini dahi yatırttığı halde bilirkişi incelemesine geçilmemiştir. Anlaşılmaz bağlantılarla 3. İdare mahkemesinde 2005/794 esasla dosyamız oluşmuştur. Bu dosyadan bilirkişi incelemesine daha yeni geçilebilmiştir. Bizim bu bilirkişi için ‘’ İstanbul’da hem de üçünün çevre bilimi öğretim üyesi olması gereksizdir ‘’ yolundaki itirazlarımız ciddiye alınmamış ve Prof. Dr. Orhan Yenigün, Prof. Dr. Miray Bekbölet, Doç. Dr. Ayşen Erdinçer’den kurulu heyete görev verilmiştir. Biz bu heyette 3 tane çevre hocasının bulunmasının lüzumsuz olduğunu, insana dönük bir halk sağlığı öğretim üyesinin gerekli olduğu, zehirlenen doğa toprak yönünden bir toprak hocasının gerekli olduğu yönünde yaptığımız tüm itirazlarımız reddedilmiştir.

37. Öte yandan bu iznin ardından ABD büyükelçisinin baskısının da reddedilmediği biçimiyle imar planı izni verilmişse de bunun hakkında da mahkemece iptal kararı verilmişti. Ve elimizde bizim bu 2 iznimiz yani çed izini ve imar izni var denilerek gayrı sıhhi müessese izni alınmış bu izin aleyhine de iptal kararı alındığı için en son, çok taze, 10 numaralı enteresan bir maden yönetmeliği çıktı, o yönetmelik çed izni bile aramıyor diyor denilerek izin verilmişse de b un un dahi aleyhine belki 72. dava olarak İzmir 1. İdare mahkemesinde 2006/1442 esas sayılı davayı açmışızdır. Ve fakat mahkeme bu davayı tartışmayıp çed iznine bakan, İstanbul’dan bilirkişi raporu beklenen davaya bağlamıştır.

38. Yine yanı başında orman izinleri iptal edildiği için yeni bir izin daha verdikleri ortaya çıkmış. Bu orman izinleri aleyhine de İzmir 3. İdare mahkemesinde 2000/ 1862 esasta açılan dava hala sürmektedir.

Yani 72 yargıç olmaz dediii
72 kere idareler ve firma ittifakı arkaya dolandı…
Artık belki belediye başkanları da gazeteciler de yanımıza gelirler de kazanırız belki..

39.İşte bu muhteşem karardan sonra Firmalar ve devlet bürokrasisi çılgına döndü...
Milliyet gazetesinde Bay Bila’ nın garip altın ve Gümüşhane yazıları (Doğan Holding patronu Gümüşhanelidir. İkisinden biri konuşabilseler.)

Milletvekili Erol beylerin siyanürlü suda yüzüşü, ( Suda oynarken resimleri sunulabilinir.)(Sulu havuzun deşarj bölümüne yüzmeye davet edilebilinerek farka dikkat çekerek…)
Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan beyin Danıştay Nöbetçi daire ziyaretleri... Bunun basındaki yankıları yani Danıştay binası inşaatı için ziyaretin neden Danıştay Başkanına değil de Nöbetçi Başkana yapıldığı gibi... GAZETE KÜPÜRLERİ…)

40.Bizim tarafta da hareket var...

Sivil itaatsizlikler
Ankara baro başkanı (Sadık Erdoğan )
İstanbul baro başkanı (Yücel Sayman )
İzmir baro başkanının beraberce Bergama köy ziyaretleri...VAR… OLUR

Paris Londra Dünya baro başkanlarının Bergamayı ziyaret proğramı gündeme alınmıştır.

41.Danıştay nöbetçi mahkemesi ‘’ başbakanlık işlemi yargı denetimine tabi değildir. ‘’ diye bir karar verince, Bunu altın madeni işletilebilir olarak algılayan devlet ve firma altın üretimine başladı... Şaşılacak bir şey...Ve aşk başladı.... ( İleride Ecevitin kendisine 200 ton çıkacağı 35 milyar dolar geleceği söylenince yanındakilere ‚’ şunu çabuk çabuk çıkaramazmısınız ? ’’deyişi AKTARILMALIDIR..)

42.Bu kararı beğenmedik. Böyle şey olmaz dedik. Başbakanlığın işlemi nasıl yargı denetimine tabi olmazmış dedik ve Danıştay genel kuruluna başvurduk.

43.Genel Kurul Bütün bu konular Danıştay 6. Dairesi’nin görevidir ‘’ dedi.... Dosya 6. Daire önüne geldi. Uzadı biraz ama burada da iptal kararı yazıldı. ( Daktilo görüntüsü verilebilinir.)

44.Arka arkaya Sağlık Bakanlığı izni ve Orman Bakanlığı izni de yargı tarafından durdurulunca Firma ve Devlet ittifakı bu işe kızdı ve çılgınca GİZLİ BAKANLAR KURULU PRENSİP KARARI ALARAK FİRMAYA ‘’DEVAM ‘’ DEDİLER.
AMA CUMHUR BAŞKANININ İMZALAMADIĞI Resmi gazetede yayımlanmayan prensip kararı başlıklı bu yok hükmündeki karar, Türkiye Çimento fabrikalarının Fransızlara satışında verilen Danıştay kararını, Muğlada çevreye korkunç zarar veren termik santralların faaliyetini durdurtan Danıştay kararını UYGULAYAMAYACAĞIZ DİYEBİLEN 2 BAKANLAR KURULU ÖRNEĞİNİN ARDINDAN BU Bergama için 3. Bakanlar kurulu gizli kararı artık Türkiye’nin hukuk devleti niteliğini tamamen yok etmişti. ( ARANIYOR DİYE GAZETEYE İLAN VERMİŞİM… ADNAN EKİNCİ KONUŞABİLİR.)

45. İzmir Barosu ve köylüler bu kararname aleyhine Danıştayda dava açmışlardır.

46.Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusu yapmışlardır. Sonuç alamamışlardır.

47. AİHM 10/11/2004 tarihli Taşkın 46117/99 ve Ali Öçkan 28.3.2006 Tarih ve 46771 /99 Karar ile VE OY BİRLİĞİ İLE MAHKEME, aşağıdaki kararları almıştır.
1. Sözleşmenin 8. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
2. Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
4. Sözleşmenin 2. ve 13. maddelerine yönelik başvuruların ayrıca incelenmesine gerek olmadığına.
5. a) manevi tazminat için davalı Devletin, her başvuru sahibi için ayrı ayrı olmak üzere, Sözleşmenin konvansiyon 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği günden itibaren 3 aylık süre içinde, ödeme tarihinde uygulanan Türk Lirası döviz kurlarına göre, her davacıya 3 000 EURO (Üç bin Euro) ve bu miktar ile ilgili gerekli vergi tutarını ödemesine,
b) Bu sürenin bitiminden ödeme tarihine kadar bu miktarın bu dönem boyunca uygulanan Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerinin oranına eşit olarak % 3 artırılması ile elde edilen miktara çıkarılmasına1;
6. Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

48. Bu arada ; Alman Casusluğu ile suçlanmamız (m) üzerine Ankara DGM ‘ de 2002 /144 esas ile Beraat edişimiz de bu doğrultudadır. Çok ilginçtir. Sayın Hablemitoğlu isimli bey enteresan şekilde 2. Uğur Mumcu mevkiine oturtulmuştur.

49.Türkiye’de yaşayan öğretim görevlisi olduğu söylenen Necip HABLEMİTOĞLU’nun benim arkadaşlarım hakkında Doğa koruma yanlısı çıkışımızı Almanların bol altınları olduğundan bahisle Türkiye’de altın çıkmamasını istiyor olabilecekleri üzerinden Alman ajanı olduğumuzu kitaplaştırması ve bu konuda DGM ‘de 8 yıldan 15 yıla kadar yargılanmamız sırasında bu bey efendiye Internet’de attığınız zarif bir sözcük üzerine aleyhimize açılan tazminat davasında 6,5 milyar TL. tazminat ödemeye mahkum edilişimizin ardından bu haksızlığı da AİHM önüne taşımıştık.

50.Hatta bunun dışında; yardım toplama yasasına göre Bergama Hukuk dosyasına Türkiye halkından para toplayabilip hukuksal mücadeleyi yükseltmek yolundaki hukuki girişimimiz Türkiye iç hukukunda netice vermeyince AİHM ‘ne baş vurmuştuk.


51.Danıştay da devam eden altın davamızda, Savcılık makamının verdiği mütaala’nın savunma – Avukatlık makamından gizlenmesi üzerine ( Daha önce Türkiye Cumhuriyeti Yargıtayında da ikiz konumla davayı AİHM gördüğü e kanun değişikliğine yol açildığı üzere) AİHM önüne getirdiğimiz dosya da mevcuttur.

52. Yörede yine çarpıcı gelişmeler oluyordu. Önce İçişleri Bakanı’nın, İzmir Valisinin, Bergama Kaymakamının eşleri madene giderek mahkeme kararı yerine, madenin çalışması gereğini kamuoyuna açıklarlar. (Biz bunu eşlerine bir açıklama olarak gözlemişizdir.)

53.Amerikan Büyük elçisi Edelman isimli bir bey T.C Bakanlıklarını ve Valiliklerini baskı altına alarak işte söylediğimiz arkaya dolanmayı, hukuksuz izin verdirmeyi, başvuru sahiplerini delirtmeyi, avukatlarını şeker hastası yapmayı, baroları, odaları çökertmeyi başlatmayı becerebilmiştir.

54. Ankara Çevre Bakanlığında tarihin en hızlı ‘’Çed Durum belgesi ‘’ diye yeni uydurdukları bir kavram üzerinden Ankara bürokratlarının muhalif görüşlerine rağmen izin verdirtmişlerdir.

55. Ankara’nın bu izni çıktı diye yıllardır direnmekte olan İzmir İl Bayındırlık Müdürlüğü başlarındaki direnen uzmanın ( Levent Ekizi keşke tanık olarak dinleseniz ) emekliliği ile imar iznini verebilmiştir.

56. Ankara’nın bu izni çıktı diye İzmir Valiliği, hiç değilse sağlık iznini hele hele Avrupa özerk şartı gereği seçimle gelmiş İl Genel Meclisi önüne sunacağı yerde kendisi bizzat izin vererek fonksiyon gasbı ile madeni işletmeye açtırtabilmiştir.(Fakat şimdi akıl başa gelmiş ve son imar planı iptal ilamı İl genel meclisine sevk edilmiştir.)

57. Avukatları olarak bizim büromuza maden çalışanları baskına getirtilmiştir. Büyük güvenlik önlemi ile nasihat verebilmiş onları geri yollayabilmişizdir.

58 Çevre gününde bir muhalif köy toplantısını altın firmasının yumurta yağmuruna tutması engellenememiştir.

59. Bu yumurta yağmuru haberi için 17 adet gazeteci hakkında mesnetsiz hukuka aykırı suç duyuruları, tekzip, tazminat davaları sürdürülmektedir.

60. Altın Fiması Newmont’ un ticari sicil merkezi olan Denver’de yayımlanan Denver post gazetesinde Bergama madeni üzerine korkunç bir haber yayımlanabilmiştir. 12.12.2004

61. Şubat 2005 tarihinde madeni satın aldığı anlaşılan Koza firmasının yöneticisi Cafer Tekin İpek ‘ in İstanbul 10. As.C mahkemesinde 2004/845 esas ile manipulatif işlemler suçlaması işle yargılandığı bilgisini görüyoruz.

62. Taşkın dosyasında tarafınızdan ihlal ve tazminat kararı verilince 30.000 euro almış idik. Bu miktarın idari ajan sorumlulardan RUCU edilmesi yolundaki T.C Başbakanlık ve ilgili kurumlara başvuru dosyamızı da ekte sunuyoruz.(Fakat hiçbir tınma olmadığını gözlüyoruz.)

63. 9.4.2004 tarihli T.C Ege Üniversitesinin Kimya bölümünün yöreden elde ettiği sulardaki arsenik oranının 20 kat fazla bulan raporu dikkatle incelemeye sunuyoruz.

64. İzmir Milletvekili Hakkı Ülkünün T.C Başbakanın yanıtlaması yollu Bergama ile ile ilgili aihm kararlarının uygulanmayışının sorgu önergesini sunuyoruz. Hiç dikkate alınmadığı bilgisini de sunuyoruz.

65. T.C Enerji bakanının mahkeme kararına rağmen uymayacaklarına dair 17.6.2006 tarihli basın açıklamasını ibretle sunuyoruz.

66. Hukuk Profesörü Nükhet Turgut’ un kararınız ve Bergama dosyasını inceleyen ihal katmerini, ısrarını, geriye gidişi gösteren makalesini ekte sunuyoruz.

67. Dr.Necip Hablemitoğlu isimli bir memurun yazdığı kitapta sataşmaları ile ilgili kişilik hakları ve tazminat davaları üzerinde farklı enteresan yargı kararları ve basın haberleri alakası dolayısıyla ekte sunulmuştur.

68. Avukatları Senih Özay aleyhine İzmir Barosu nezdinde yapılan şikayetlerin disiplin soruşturmasına ye olmadığı yolundaki kararlar da ekte sunulmuştur.

69. 9.8.2004 tarihinde karşımıza yeni olarak çıkan Koza firmasının Ankarada T.C çevre Bakanlığına yaptığı çed durum belgesi başvurusu (Çed başvurusu bile değil ) 4 gün içinde yüksek bürokratlar toplantısında sayısız itiraz - karşı görüş, eksik saptama tutanaklarına rağmen hızla izne dönüşebilmişlik belgesini sunuyoruz.

70. Ünlü sinema sanatçısı Vanessa Redgrave ‘ ın ödülünü Newmont firamsının dünyadaki varlığına karşı savaşan ‘’ Alburnus maıor’’ isimli çevre örgütüne armağan edişi de hukukla alakalı görülmüş ve ekte sunulmuştur.

Sonuç : Bergama Ovacıktaki madende altınlı toprak kalmayışı ve fakat Gümüşhaneden, Havrandan ve Dikiliden toprak getirip işletmeye devam etme yolunda altın firması ile idarenin ittifakı ortaya çıkınca herkesin sıtkısı sıyrılmış ve isyan edesi gelmiştir.

Üstelik Havrandan toprak taşımaya karşı da Bursa İdare mahkemesinden yürütmeyi durdurma kararı aldık, hatta Bölge idare mahkemesi de onların itirazlarını reddetti.

Ama bu ilamı da 30 gün içinde uygulamadılar. Savcılığa şikayet yaptık.

Arkadan yine arkaya dolanma çıktı geldi…Valilik bu sefer ‘’ 25 hektar altındaki bir maden arazisi söz konusu olduğundan 1. sınıf gayrısıhhi müessese değil ve izin gereksiz ‘’ denilerek maden açılmış ve danslar eşliğinde faaliyet başlatılmıştır.
HALBUKİ DANIŞTAY GENEL KURULU 9.11.2006 GÜNÜ ‘’ BÜYÜKLÜK ESASINA GÖRE YAPILAN SINIFLANDIRMA’ NIN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU, VE İLERİDE TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURABİLECEĞİ SONUCUNA ULAŞILMAKTADIR.’’ DENİLEREK YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERMİŞ OLMASINA RAĞMEN VALİ BEY BUNU DA ISKALAMIŞTIR. 2. KEZ Yargıtay baş savcılığına şikayet yaptık

Tabii ki artık uzun elyaflı pamuğu, sanayi, domatesinin yüzde kırkını karşılayış, zeytinler ve en kaliteli granit, altına feda edilemeyecek SU olgusu, hukuka arkaya dolanmaya son meselesi artık gündeme gelmiştir. İnşallah gündem geri kaçmaz..
Bu sefer odalar, barolar, dernekler kadınlar çocuklar hukuken ayağa kalkarlar…..

Yani hem T.C Danıştayının kararının, hem AİHM 2 kararının arkasına dolanma devam etmektedir.
Bakanlar Komitesi el koymalıdır. İnceleme başlatmalıdır. Sonuçlandırmalıdır.

Senih ÖZAY Avukat

altın konusunda kısa bir değerlendirme

Av.Senih ÖZAY 0.542.3298478
Av.Murat Fatih ÜLKÜ
Av.Eren ILHAN GÜNEY
Av.Cem NEMUTLU
1407sk. NO:2/5 Alsancak İzmir Tel:4210094-95-96 Faks:4210115
avsenih@hotmail.com-erenguney@hotmail.com- cnemutlu@hotmail.com_


K A M U OYUNA, - KAMUOYUNU HAREKETLENDİRMEK İÇİN - AÇIKLAMA…


Yıllardır süren siyanürlü Bergama/Türkiye/Dünya dosyamızı toparlamak istiyorum;

Bergama Ovacıktaki madeninde altınlı toprak kalmayışı ve fakat Gümüşhaneden gemiyle, Havrandan ve Dikiliden kamyonla toprak getirip işletmeye devam etme yolunda altın firması ile idarenin ittifakı ortaya çıkınca herkesin sıtkısı sıyrılmış ve isyan edesi gelmiştir.

Üstelik Havran’dan toprak taşımaya karşı da Bursa İdare mahkemesinden yürütmeyi durdurma kararı aldık, hatta Bölge idare mahkemesi de onların itirazlarını reddetti.

Ama bu ilamı da 30 gün içinde uygulamadılar. Savcılığa şikayet yaptık.

Arkadan yine arkaya dolanma çıktı geldi… Valilik bu sefer ‘’ 25 hektar altındaki bir maden arazisi söz konusu olduğundan 1. sınıf gayrısıhhi müessese değil ve izin gereksiz ‘’ denilerek maden açılmış ve danslar eşliğinde faaliyet başlatılmıştır.
HALBUKİ DANIŞTAY GENEL KURULU 9.11.2006 GÜNÜ ‘’ BÜYÜKLÜK ESASINA GÖRE YAPILAN SINIFLANDIRMA’ NIN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU, VE İLERİDE TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURABİLECEĞİ SONUCUNA ULAŞILMAKTADIR.’’ DENİLEREK YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERMİŞ OLMASINA RAĞMEN VALİ BEY BUNU DA ISKALAMIŞTIR. 2. KEZ Yargıtay baş savcılığına şikayet yaptık

Tabii ki artık uzun elyaflı pamuğu, sanayi, domatesinin yüzde kırkını karşılayış, zeytinler ve en kaliteli granit, altına feda edilemeyecek SU olgusu, hukuka arkaya dolanmaya son meselesi artık gündeme gelmiştir. İnşallah gündem geri kaçmaz..
Bu sefer odalar, barolar, dernekler kadınlar çocuklar hukuken ayağa kalkarlar…..

Heyecanımızı belirtmek için bu bilgi notunu da sunmak istedim.

1. Altın iri taneli iken Elekle ihtiyar şapkalı amcalar... Su kenarlarında... (ABD FİLMLERİ)
2. İsveçliler siyanürle altın çıkarmayı buldular... (ANSİKLOPEDİ SAYFASI)
3. Güney Afrika’da yoğunluklu iş götürülürken zengin olanlar zengin olurken Güney Afrika ırk, rejim sıkıntısı ve orada çok yerin kilometrelerce altına girmek gereği ve pahalılık nedeniyle T.C göze kestirilmiş idi.
4. Her yerde altın var.. ancak hukuk, çevre hakkı kuvvetli olunca faaliyet yok...( Paris yakınlarında 1 küçük, İspanyada 1 küçük, 1 İsveçte bir küçük altın madeni varlığı hem eski ve hem laboratuvar boyutludur.)
5. Ankaraya geldiler kravatlılardan çok izin aldılar.. (Bakan Faralyalı konuşabilir. O verdi..)
6. Bunlar Eurogold idi, Tüprag idi, Cominco idi, Dardanel, Anglo tur idi...
7. Tabii önce Bergama ve Sivrihisar halkı sevindi.. Zengin olacağız ve çocuklarımıza iş çıkacak diye.. (Burasını eski belediye başkanı Sefa Taşkın anlatabilir.)
8. Önce mücadele Havran Küçükdere’de başladı... (Orasını Birsel Lemke iyi bilir..)
Ve zamanın Çevre Bakanı Doğancan Akyürek korkunç bu mücadeleye teslim oldu ve Tüprag’ın iznini reddetti... Ona o ara etki peşinde koşan milletvekili halen emekli Av. Melih Pabuççuoğlu idi.
9.Bergama bundan etkilendi ve hukuksal gürültü başladı...
10.Prof.Orhan Uslu ve arkadaşlarının ilk ÇED raporu ortaya çıktı...ele geçti…
11.Davalar açılmaya başlandı.
12 İlk tesbit davası açıldı. 1 yıl boyunca yöre flora ve faunası izlemeye alındı. Bilirkişilerce.. ( Prof Dr. Ümit Erdem konuşabilir.)
Haricen halk sağlığı Prof Dr. Fethi Doğan halkı aydınlattı.
Haricen Yer altı suları Profesörü Şevki Filiz halkı aydınlattı.
Haricen Kimya Profesörü Emür Henden halkı aydınlattı...
(burada saplama ile daha sonra Uşak, Eşmede de şantiye kuran yabancı altın firması için köy kahvesinde sohbet yapan bir Uşaklı avukat ve bir gazeteci, ve Kimya Doçenti Hüseyin Yıldıran, gözaltına alındılar ve 1,5 yıl hapse çarptırıldılar. Ve zor zahmet Yargıtayda aklandılar. O Doçentimiz konuşturulabilinir )
13. Alman vakıflarının hiçbiri ile ilişki kurulmamıştır. Sadece FIAN isimli bir dernekle ve başkanı Petra Sauerland ile Türk Dr.eşi Mesut ile beraber tanışılmıştır. Avukat Senih Özay İzmir Güzelbahçe’de mangal ve rakı ikram ederken bu konuda bilgi vermiş ve katkı istemiştir. Casusluk bu kadarcıktır.
14.Firma da Bergama Asliye Hukuk mahkemesinde tesbit davası açtı ve zarar olabilir ama tedbir de alınabilir diyen bir rapor aaldılar. ( Ot gibi küçük bitkilerin Doçenti olan Dr. Oktay Çelen rapşoru yazdıydı.. Konuşulabilinilir.)
15.Bergama’da Çamköy civarında siyanürle altın elde edilmesi için çevre bakanlığınca verilen ÇED izni aleyhine İzmir 1. İdare Mahkemesinde dava açtığımızı biliyor musunuz?
16.İzmir 1. İdare Mahkemesinin ODTÜ’lü ziraat, çevre ve maden hocalarına bilirkişi incelemesi yaptırttığını, bu raporun deprem riski, yer altı sularının belirsizliği, halkın istemeyişi gibi olumsuzluklara rağmen yine de EUROGOLD firmasının çevreci imajını bozdurtmayacağı, İzmir Valiliği’nde kurulan izleme ve denetleme kurulunun denetleme yapacağı, yabancı sermayenin ürkütülmemesi gerektiği psikolojik noktalarından hareketle izin verilmesi gerektiği yollu mütalaanın ardında mahkemenin Esin Tan isimli bayan yargıç üye marifetiyle, iki erkek yargıç üyenin kararıyla yer seçimi yönünden iznin geçerli olduğuna karar vermişlerdir.
17.Danıştay’ın 6. dairesi mahkeme hükmünü söz konusu işletmenin faaliyetinin anayasanın 17. maddesindeki yaşama hakkının, 56. maddesindeki sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ihlalini, yöntemin kamu yararına olmadığını, insana zarar verdiğini gerekçelendirerek hükmü bozmuştur.
18.Yerel mahkemede ilama uyularak hüküm kesinleşmiştir.
Ve Av.Senih ÖZAY Anayasa madde 138 /4 ve TCK 146. Maddeye göre mahkeme ilamlarına direnişe İdam cezası gereğini ancak idama karşı olduklarını şaşkın olduklarını söyler durur. (Gazeteler )
19. Bu süreçte Uludağda Sivil itaatsizlik kollokyumu olur. Oktay Konyar ve Senih Özay katılırlar ve çok şey öğrenirler... Hukuka uygun kanunlara aykırı ya da kanunların sınırındaki eylemlere sivil itaatsizlik denilir.... Oktay Konyar ve Bergama köylüleri bu konuda ustalaşmışlardır. (Oktay Konyar dinlenebilinir. Ve de o hocalardan sivil itaatsizlik kitabının yazarı Prof Dr. Hayrettin Ökçesiz konuşabilir. )
20.Mahkeme kararının uygulanması beklenirken Firmaya ‚’ gitme kal Türkiye’de çok şey değişir, kervan yolda düzülür, basın senin yanına gelebilir, avukatları kalp, şeker hastası olabilir v.s ‘’ der bir büyük.. Ve onlar gitmez kalırlar.
21. HALBUKİ ARTIK YÖREDE O KOORDİNATLARDA ALTIN MADENİ İÇİN YER SEÇİMİ UYGUN DEĞİLDİR.
22.Böyle bir durumda bir hukuk devletinde anayasanın 138.maddesi, 2577 sayılı yasa madde 28 gereği mahkeme kararına uyularak firmanın o ana kadar yaptığı 3 milyon dolarlık masraf tartışılarak, rehabilitasyon giderlerinin takas imkanı tartışılarak konu kapanacakken;
23.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit’e yazı yazarak TÜBİTAK’a görev veriniz ve inceleme yapsınlar hele, Danıştayın endişeleri aşılmış mı der.. Bunu ilkin Yazar Mustafa Balbay ele geçirir ve yayınlar.(Keşke o konuşsa.)
24.Tübitak’ın 10 öğretim üyesi yörede yarım gün dolaşarak, çuvalla evraklar alarak, kısmen Amerika seyahati yaparak, ‘’yabancı sermaye ürkütülmemelidir, zaten “bir hava ölçüm cihazı, bir siyanür ölçüm cihazı devreye sokulmuştur, bir set yapılmıştır” diyerek olumlu mütalaa vermişler. Bunun üzerine Bülent Ecevit’in başkanlığında Müsteşar yardımcısı Füsun Köroğlu imzasıyla bir genelge yayınlanmış, diğer bakanlıkların izinler vermesi bildirilmiştir. Aleyhine açtığımız davada İzmir İdare mahkemesi hukukun arkasında dolanılamayacağını, yöre halkını 20 ile 50 yıl endişe içinde yaşatmaya kimsenin hakkı olmadığını gerekçelendirerek esaslı bir iptal kararı vermiştir

25.Bu iptal kararı üzerine Danıştay’ın 6. dairesi adli tatil yüzünden nöbetçi mahkemede başbakanlığın icrai bir bakanlık olmadığını, koordinatör bakanlık olduğunu gerekçelendirerek yürütmeyi durdurma kararını kaldırabilmiştir..
26.İşte bunun üzerine işletme garip bir şekilde altın işletme faaliyete başlamıştır.
27. Başbakanlığın talimatını gören Sağlık Bakanlığı 1 yıllık deneme üretimi izni verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi insana ve doğaya yakın duran hoş bir yürütmeyi durdurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.
28.Başbakanlığın iznini gören Orman Bakanlığı Orman tahsis izinini verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi hoş bir yürütmeyi durudurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.
29. Başbakanlığın iznini gören Çevre Bakanlığı benim işim varlığım, gereğim yok ben yokum der. (Aleyhine açtığımız dava İzmir İdare Mahkemesi ortada işlem yok ki diyerek bizi geri çevirir. Danıştaya götürürüz. Danıştay da 4 yıl kadar düşündükten sonra bu kararı onayladı.)
30.Bu 4 işlem aleyhine de dava açılır, kazanılır.
31.Bu arada;
Gümüşhane Mescitli altın şantiyesi
Artvin Kafkasör
Gaziemir Efemçukuru
Tunceli Ovacık
Karşıyaka Arapdağı
Uşak Eşme
Salihli Sardes (Belediye Başkanı Zafer Keskiner konuşabilir.) şantiyeleri gizli gizli vardır.


32.Türkiyede mahkeme kararlarına direniş geleneğini bilen Köylülerin Avukatı 651 Müvekkilinden 69 ‚ unu harç kaygısı ile ayırarak dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ve İmren Aykut ve Cumhur Ersümer ve Yaşar Topçu ve Erol Çakır ve Halil İbrahim Özsoy hakkında birer milyar liralık tazminat davasını Ankara 5. Asliye Hukuk hakimliğinde (1998/13 E 1999/749 K) açmışsa da davası reddolunca Yargıtay 4. HD’ ne başvurmuştur. Yüksek mahkeme önce (2001/3884E – 2001/8478 K ) o süreçte İmren Aykutun hukuka sarıldığı saptaması ile onu tazminat sorumluluğundan sıyırarak diğerlerinin mahkum edileceğini karar bağlamıştır. Daha sonra Tashihi karar aşamasında da (2002/828 E _ 2002/3144 K ) Erol Çakırın Vali olarak mahkeme kararının uygulanması için çalıştığının saptanması diyerek onu da sorumluluktan çıkarmıştır. Böylece diğer davalıların tazminat sorumluluğu tamamlanmış ve icra dairesi aracılığı ile başbakan ve bakanların kişisel ceplerinden tahsilat yapılabilmiştir.( Adliyenin resmi verilebilinir.)
33.T.C.iç hukukunda mahkeme kararı uygulatılamayınca AİHM’ne dava taşınmış ve burada AİHS 6 ve 8. maddelerin ihlali kararı elde edilmiştir. Ve de bi ton para…
34. Bir hukuk devletinde artık direnilmeyip, hukuka uyulup çözüm beklenirken yine üçüncü bir arkaya dolanma gözlenmiştir.
35. 09.08.2004’te NEWMONT firması Çevre Bakanlığına yeni izin başvurusu yapar. Bakanlık 11.08.2004’te format verelim size der. 16.08.2004’te bakanlık 15 nüsha format verir. 26.08.2004’te Ankara’da devletin ilgili değişik uzmanları toplanır. FRG-SRK şirketinin hazırladığı bu ek rapor çevre mühendisleri birimi tarafından atıklar yönünden, ağaçlandırma birimi tarafından önceki rapor değerlendirilmedi diyerek, devlet su işleri tarafından 12 kuyu açılmadı diyerek, sağlık bakanlığı tarafından uzaklık gösterilmedi diyerek, teknik rapor hazırlanmadı diyerek, doğa koruma müdürlüğü tarafından sonra rapor vereceğiz diyerek, orman bakanlığı tarafından yer altı suyu belirsizdir, tarım raporu yoktur, 9Eylül Üniversitesinden rapor istenmelidir diyerek, meteoroloji eksiklikler bulduğunu söylemesine rağmen 27.08.2004 günü bütün bu şerhlere rağmen hukukta yeri olmayan ÇED durum belgesi adı altında bir izin verilmiştir.

36. İşte bu izin aleyhine İzmir 1. İdare mahkemesine dava açılmış, ne hikmetse o bilirkişi incelemesine karar verdiği, ücretini dahi yatırttığı halde bilirkişi incelemesine geçilmemiştir. Anlaşılmaz bağlantılarla 3. İdare mahkemesinde 2005/794 esasla dosyamız oluşmuştur. Bu dosyadan bilirkişi incelemesine daha yeni geçilebilmiştir. Bizim bu bilirkişi için ‘’ İstanbul’da hem de üçünün çevre bilimi öğretim üyesi olması gereksizdir ‘’ yolundaki itirazlarımız ciddiye alınmamış ve Prof. Dr. Orhan Yenigün, Prof. Dr. Miray Bekbölet, Doç. Dr. Ayşen Erdinçer’den kurulu heyete görev verilmiştir. Biz bu heyette 3 tane çevre hocasının bulunmasının lüzumsuz olduğunu, insana dönük bir halk sağlığı öğretim üyesinin gerekli olduğu, zehirlenen doğa toprak yönünden bir toprak hocasının gerekli olduğu yönünde yaptığımız tüm itirazlarımız reddedilmiştir.

37. Öte yandan bu iznin ardından ABD büyükelçisinin baskısının da reddedilmediği biçimiyle imar planı izni verilmişse de bunun hakkında da mahkemece iptal kararı verilmişti. Ve elimizde bizim bu 2 iznimiz yani çed izini ve imar izni var denilerek gayrı sıhhi müessese izni alınmış bu izin aleyhine de iptal kararı alındığı için en son, çok taze, 10 numaralı enteresan bir maden yönetmeliği çıktı, o yönetmelik çed izni bile aramıyor diyor denilerek izin verilmişse de b un un dahi aleyhine belki 72. dava olarak İzmir 1. İdare mahkemesinde 2006/1442 esas sayılı davayı açmışızdır. Ve fakat mahkeme bu davayı tartışmayıp çed iznine bakan, İstanbul’dan bilirkişi raporu beklenen davaya bağlamıştır.
38. Yine yanı başında orman izinleri iptal edildiği için yeni bir izin daha verdikleri ortaya çıkmış. Bu orman izinleri aleyhine de İzmir 3. İdare mahkemesinde 2000/ 1862 esasta açılan dava hala sürmektedir.
Yani 72 yargıç olmaz dediii
72 kere idareler ve firma ittifakı arkaya dolandı…
39.Bu arada TBMM Milletvekili Erol beylerin siyanürlü suda yüzüşü, ( Suda oynarken resimleri sunulabilinir.)(Sulu havuzun deşarj bölümüne yüzmeye davet edilebilinerek farka dikkat çekerek…)
Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan beyin Danıştay Nöbetçi daire ziyaretleri... Bunun basındaki yankıları yani Danıştay binası inşaatı için ziyaretin neden Danıştay Başkanına değil de Nöbetçi Başkana yapıldığı gibi... GAZETE KÜPÜRLERİ…)
40.Bizim tarafta da hareket var...
Sivil itaatsizlikler
Ankara baro başkanı (Sadık Erdoğan )
İstanbul baro başkanı (Yücel Sayman )
İzmir baro başkanının beraberce Bergama köy ziyaretleri...VAR… OLUR
41.Danıştay nöbetçi mahkemesi ‘’ başbakanlık işlemi yargı denetimine tabi değildir. ‘’ diye bir karar verince, Bunu altın madeni işletilebilir olarak algılayan devlet ve firma altın üretimine başladı... Şaşılacak bir şey...Ve aşk başladı.... ( İleride Ecevitin kendisine 200 ton çıkacağı 35 milyar dolar geleceği söylenince yanındakilere ‚’ şunu çabuk çabuk çıkaramazmısınız ? ’’deyişi AKTARILMALIDIR..)
42.Bu kararı beğenmedik. Böyle şey olmaz dedik. Başbakanlığın işlemi nasıl yargı denetimine tabi olmazmış dedik ve Danıştay genel kuruluna kadar başvurduk.
43.Genel Kurul Bütün bu konular Danıştay 6. Dairesi’nin görevidir ‘’ dedi.... Dosya 6. Daire önüne geldi. Uzadı biraz ama burada da iptal kararı yazıldı. ( Daktilo görüntüsü verilebilinir.)
44.Arka arkaya Sağlık Bakanlığı izni ve Orman Bakanlığı izni de yargı tarafından durdurulunca Firma ve Devlet ittifakı bu işe kızdı ve çılgınca GİZLİ BAKANLAR KURULU PRENSİP KARARI ALARAK FİRMAYA ‘’DEVAM ‘’ DEDİLER.
AMA CUMHUR BAŞKANININ İMZALAMADIĞI Resmi gazetede yayımlanmayan prensip kararı başlıklı bu yok hükmündeki karar, Türkiye Çimento fabrikalarının Fransızlara satışında verilen Danıştay kararını, Muğlada çevreye korkunç zarar veren termik santralların faaliyetini durdurtan Danıştay kararını UYGULAYAMAYACAĞIZ DİYEBİLEN 2 BAKANLAR KURULU ÖRNEĞİNİN ARDINDAN BU Bergama için 3. Bakanlar kurulu gizli kararı artık Türkiye’nin hukuk devleti niteliğini tamamen yok etmişti. ( ARANIYOR DİYE GAZETEYE İLAN VERMİŞİM… ADNAN EKİNCİ KONUŞABİLİR.)
45. İzmir Barosu da bu kararname aleyhine Danıştayda dava açmışlardır.
46.Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusu yapmışlardır. Sonuç alamamışlardır.
47. AİHM 10/11/2004 tarihli Taşkın 46117/99 ve Ali Öçkan 28.3.2006 Tarih ve 46771 /99 Karar ile VE OY BİRLİĞİ İLE MAHKEME, aşağıdaki kararları almıştır.
1. Sözleşmenin 8. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
2. Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
48. Bu arada ; Alman Casusluğu ile suçlanmamız (m) üzerine Ankara DGM ‘ de 2002 /144 esas ile Beraat edişimiz de bu doğrultudadır. Çok ilginçtir. Sayın Hablemitoğlu isimli bey enteresan şekilde 2. Uğur Mumcu mevkiine oturtulmuştur.
49.Türkiye’de yaşayan öğretim görevlisi olduğu söylenen Necip HABLEMİTOĞLU’nun benim arkadaşlarım hakkında Doğa koruma yanlısı çıkışımızı Almanların bol altınları olduğundan bahisle Türkiye’de altın çıkmamasını istiyor olabilecekleri üzerinden Alman ajanı olduğumuzu kitaplaştırması ve bu konuda DGM ‘de 8 yıldan 15 yıla kadar yargılanmamız sırasında bu bey efendiye Internet’de attığınız zarif bir sözcük üzerine aleyhimize açılan tazminat davasında 6,5 milyar TL. tazminat ödemeye mahkum edilişimizin ardından bu haksızlığı da AİHM önüne taşımıştık.
50.Hatta bunun dışında; yardım toplama yasasına göre Bergama Hukuk dosyasına Türkiye halkından para toplayabilip hukuksal mücadeleyi yükseltmek yolundaki hukuki girişimimiz Türkiye iç hukukunda netice vermeyince AİHM ‘ne baş vurmuştuk.
51.Danıştay da devam eden altın davamızda, Savcılık makamının verdiği mütaala’nın savunma – Avukatlık makamından gizlenmesi üzerine ( Daha önce Türkiye Cumhuriyeti Yargıtayında da ikiz konumla davayı AİHM gördüğü e kanun değişikliğine yol açildığı üzere) AİHM önüne getirdiğimiz dosya da mevcuttur.

52. Yörede yine çarpıcı gelişmeler oluyordu. Önce İçişleri Bakanı’nın, İzmir Valisinin, Bergama Kaymakamının eşleri madene giderek mahkeme kararı yerine, madenin çalışması gereğini kamuoyuna açıklarlar. (Biz bunu eşlerine bir açıklama olarak gözlemişizdir.)

55. Ankara’nın bu izni çıktı diye yıllardır direnmekte olan İzmir İl Bayındırlık Müdürlüğü başlarındaki direnen uzmanın ( Levent Ekizi keşke tanık olarak dinleseniz ) emekliliği ile imar iznini verebilmiştir.

56. Ankara’nın bu izni çıktı diye İzmir Valiliği, hiç değilse sağlık iznini hele hele Avrupa özerk şartı gereği seçimle gelmiş İl Genel Meclisi önüne sunacağı yerde kendisi bizzat izin vererek fonksiyon gasbı ile madeni işletmeye açtırtabilmiştir.(Fakat şimdi akıl başa gelmiş ve son imar planı iptal ilamı İl genel meclisine sevk edilmiştir.)

57. Avukatları olarak bizim büromuza maden çalışanları baskına getirtilmiştir. Büyük güvenlik önlemi ile nasihat verebilmiş onları geri yollayabilmişizdir.

58 Çevre gününde bir muhalif köy toplantısını altın firmasının şık kıyafetli elemanları yumurta yağmuruna tutması engellenememiştir.

59. Bu yumurta yağmuru haberi için 17 adet gazeteci hakkında mesnetsiz hukuka aykırı suç duyuruları, tekzip, tazminat davaları sürdürülmektedir.

60. Altın Fiması Newmont’ un ticari sicil merkezi olan Denver’de yayımlanan Denver post gazetesinde Bergama madeni üzerine korkunç bir haber yayımlanabilmiştir. 12.12.2004

61. Şubat 2005 tarihinde madeni satın aldığı anlaşılan Koza firmasının yöneticisi Cafer Tekin İpek ‘ in İstanbul 10. As.C mahkemesinde 2004/845 esas ile manipulatif işlemler suçlaması işle yargılandığı bilgisini görüyoruz.

62. Taşkın dosyasında tarafınızdan ihlal ve tazminat kararı verilince 30.000 euro almış idik. Bu miktarın idari ajan sorumlulardan RUCU edilmesi yolundaki T.C Başbakanlık ve ilgili kurumlara başvuru ve aleyhe davayı da ekte sunuyoruz.(Fakat hiçbir tınma olmadığını gözlüyoruz.)

63. 9.4.2004 tarihli T.C Ege Üniversitesinin Kimya bölümünün yöreden elde ettiği sulardaki arsenik oranının 20 kat fazla bulan raporu dikkatle incelemeye sunuyoruz.

64. İzmir Milletvekili Hakkı Ülkünün T.C Başbakanın yanıtlaması yollu Bergama ile ile ilgili aihm kararlarının uygulanmayışının sorgu önergesini sunuyoruz. Hiç dikkate alınmadığı bilgisini de sunuyoruz.

65. T.C Enerji bakanının mahkeme kararına rağmen uymayacaklarına dair 17.6.2006 tarihli basın açıklamasını ibretle sunuyoruz.

66. Hukuk Profesörü Nükhet Turgut’ un kararınız ve Bergama dosyasını inceleyen ihal katmerini, ısrarını, geriye gidişi gösteren makalesini ekte sunuyoruz.


68. Avukatları Senih Özay aleyhine İzmir Barosu nezdinde yapılan şikayetlerin disiplin soruşturmasına ye olmadığı yolundaki kararlar da ekte sunulmuştur.

70. Ünlü sinema sanatçısı Vanessa Redgrave ‘ ın ödülünü Newmont firamsının dünyadaki varlığına karşı savaşan ‘’ Alburnus maıor’’ isimli çevre örgütüne armağan edişi de hukukla alakalı görülmüş ve ekte sunulmuştur.

Sonuç : Bergama Ovacıktaki madende altınlı toprak kalmayışı ve fakat Gümüşhaneden, Havrandan ve Dikiliden toprak getirip işletmeye devam etme yolunda altın firması ile idarenin ittifakı ortaya çıkınca herkesin sıtkısı sıyrılmış ve isyan edesi gelmiştir.

Üstelik Havrandan toprak taşımaya karşı da Bursa İdare mahkemesinden yürütmeyi durdurma kararı aldık, hatta Bölge idare mahkemesi de onların itirazlarını reddetti.

Ama bu ilamı da 30 gün içinde uygulamadılar. Savcılığa şikayet yaptık.

Arkadan yine arkaya dolanma çıktı geldi…Valilik bu sefer ‘’ 25 hektar altındaki bir maden arazisi söz konusu olduğundan 1. sınıf gayrısıhhi müessese değil ve izin gereksiz ‘’ denilerek maden açılmış ve danslar eşliğinde faaliyet başlatılmıştır.
HALBUKİ DANIŞTAY GENEL KURULU 9.11.2006 GÜNÜ ‘’ BÜYÜKLÜK ESASINA GÖRE YAPILAN SINIFLANDIRMA’ NIN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU, VE İLERİDE TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURABİLECEĞİ SONUCUNA ULAŞILMAKTADIR.’’ DENİLEREK YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERMİŞ OLMASINA RAĞMEN VALİ BEY BUNU DA ISKALAMIŞTIR. 2. KEZ Yargıtay baş savcılığına şikayet yaptık

Tabii ki artık uzun elyaflı pamuğu, sanayi, domatesinin yüzde kırkını karşılayış, zeytinler ve en kaliteli granit, altına feda edilemeyecek SU olgusu, hukuka arkaya dolanmaya son meselesi artık gündeme gelmiştir. İnşallah gündem geri kaçmaz..
Bu sefer odalar, barolar, dernekler kadınlar çocuklar hukuken ayağa kalkarlar…..

Senih Özay Avukat

Dedik Havranlılar toprak gitmesin davası açtılar
Bergamalılar toprak moprak gelmesin davası açtılar.
T.C bakanlarının yargılanamayışı üzerine aihm dava açıldı.
T.C sağlık bakanlığı bürokratlarının teftişten yırtmaları aleyhine yargılanamayışı üzerine aihm dava açıldı.
T.C bürokratlarının savcılıklarca takipsizlikleri aleyhine yargılanamayışı üerine aihm dava açıldı.
T.C İzmir valisinin Yargıtay Savcığınca yaragılanamayışı üzerine aihm dava açıldı.


Bu arada hareket yeniden hortlayacaksa Tavsiyelerimiz var………..

SBergama siyanürlü altına karşı direniş deneyimlerinden ve eklentilerinden çıkardığımız t a v s i y e l e r i m i z var…..

1.Sıklıkla gönüllü, heyecanlı toplantı kararı alınsın.
2.Medya listesini bir kişi alıp faks, mektup, telefon ile basına, kamuoyuna yoğun çağrıda başarılı olmaya, faks aleti ve kağıt ve parasallığı ile işi kotaracağına söz versin.
3.Herkesin, her örgütün, parasına, telefonuna, kağıdına vs acımayarak, yaptıklarını aramızda konuşalım ki moralimiz artsın.
4.İstanbul ve Ankara ve altın ( vd) muhalefeti olan Sivrihisar ve Artvin ve Gümüşhane ve Efem Çukuru, Saimbeyli, Eşme gibi bölgelerin insanının, belediye başkanının, muhtarının birbirleri ile, tanıştırmalarını bir kişi üstlensin.
5.Sanatçıların davetini bir kişi üstlensin.
6.Standları bir kişi sürüklesin.
7.Medya gelsin; afiş, pankart yazımında arı gibi çalışmayı görsün, çeksin, yazsın.
8.Her örgüt kendi üyelerine, tabanını hareketlendirme projesini anlatsın, onaylayalım. Harekete geçsin.
11.Aramızdan TV’lere bu işi aktaracak bir kişi yaratalım.
13.Siyasi partileri kim resmi ve yetkiyle kibarca davet edecek?
14.Gazete Pazar muhabiri Yavuz Harani aracılığı ile her gece bir dakika karanlık eyleminin yöneticilerinden reklamcı Ersin Salman’a faks veya dosyamızı v.s. kim yollar?
15.Öğrencileri ılık ve yoğun biçimde çekmeyi kim üstleniyor?
16.Bir kokteyle gerek varsa, o noktaya bizi kim götürür?
17.Birsel Lemke ve Aynur Tuncer’den ve Mansur Balcı’dan ve Münevver Abdili’den kişisel olarak biriniz yardım istemeyi biliniz.
18.Bilim insanlarını kim davet edecek? Kimleri?
20.Sabah gemi ile Konak Karşıyaka arasında yoğun bir patırtılı gezi öneriyoruz.
21.Savaş Emek’in Ağaçkakan veya bu yolda özel sayı yaratmasına yardım edilebilinir.
22.İnternete birimiz bu durumları soksun. Kim? Ben çakmıyorum.(Artık biraz çakıyorum.)
23.Destek merkezi olarak telefon ve faks no belli olan daimi kişiyi, zamanı olan kişiyi acil belirleyelim.
24.Tişört, eldiven yapın, satın diye bazı çevreci işadamlarına ulaşılabilinir.
25.Izmir, Balıkesir ( v.d) milletvekillerini .... yöreye gelmeye zorlamayi bir kisi üstlensin.
26.Müftüden, vaizlerden konu ile ilgili vaaz talep edelim.
28.Geri geri yürüme, ölmüş gibi yere yatma, aynı anda 3 ayrı yerde basın toplantısı yapma, pijamalarla katılma, çok çocuklu görünüm, çok kadınlı görünüm.
31.Başka şehirlerde stand faaliyeti kotaramaz mıyız?
32.İzmir’de, başka türlü mitinge destek komiteleri kurarak veya onların da medyaya destek bildirileri ile çıkışlarını istesek.
33. Sempati duyan örgütlerin, ayrı ayrı, her gün eylemli, eylemsiz standlarda veya kendi binalarında basın toplantısı yapmalarını tavsiye edemez miyiz?
34.Bu arada Bergamayı, Gaziemir Efemçukuru’nu, Eşme’yi, Saimbeyli’yi, Gümüşhane’yi, Artvin’i kalabalık biçimde karşılıklı ziyaretini tavsiye edemez miyiz?
35.Hepimiz birbirimize derhal adres, tel ve faks numaralarını verelim.
36.Toplantı mekanını değiştirelim ve destekçi örgütlerin binalarına da gidelim. Ve orada toplantı yapalım.
37.Sokakta, stand bitişiğinde, video ile “siyanürle altın eldesi” üzerine gösteri yapamaz mıyız? Bu gösteri için çevreyi değerlendirmede polisi zor durumda bırakmadan formül. Kim üstleniyor?
38.Yasal para bulunacak ? Yardım Toplama Kanunu’na göre hareket edilmelidir.
39.Çekirdek kadro denen kadro yemeğe gelsin bir mekana, rakı makı içelim hele ....
43.İZMİR HAYIR deklerasyonunun İzmirli kişilerce imzalanıp basına aktarılmasına.
44.Eskişehir Çev-Der Başkanı Murat Kahyaoğlu ile İzmirli Hatice Tatlı üzerinden Eskişehir Sivrihisar altın madenine karşıt hareketi de etkilemek üzere ilişki, belge yoğunlaştırılmasına.
45.Camilere de gideceğiz denerek önce Nektar Bar’da salı günleri 19.00 Konferansları’na katılımın artırılmasına, Sefa Taşkın ile Senih Özay’ın kitaplarının dağıtılmasına .
46.Senih ÖZAY’ın, Av.Şekip Yakup Okumuşoğlu’nun Av.Murat Fatih Ülkünün dergilere açıklayıcı yazılar yollamasına.
47…………… eylemi için 2911 sayılı yasaya uygun, Tertip Komitesi oluşturup Valiye ulaştırılmasına .
48.Şenliklerde SANATÇI desteğine (Grup Ada, Suavi, MOĞOLLAR. v.d ile temasa).
49.Avrupalıların yoğun ziyaretine dikkat ve önem verilmesine.
50.Referandum paneli ve konuşmacı hoca arayışına; İbrahim Kaboğlu, Bülent Tanör ve diğer hocalarla temasa.
52.Karşıyaka Arap Dağı siyanürlü altın belgelerine de ulaşılmasına.
53.Manisa Barosu Başkanının da desteği alınarak Saruhanlı kilinin alınıp altın madeni havuzlarında kullanılacağı olasılığına karşı Saruhanlı’nın kilini kaptırmama örgütlenmesine gidişatın desteklenmesine.
54.Bozdağ-Sart altın dosyasına ulaşılmasına.
56.Sivrihisar Belediye Başkanı’nın İzmir’e tartışma, çalışma yapmaya gelmesine.
57.Artvin altın madeni için muhaliflerle temasa.
58.Gümüşhane altın madenine karşı muhalif Orhan Amcalarla,Sevim hanımlarla, Sinan beylerle temasa.
60.Belediyeler Birliği’ne destek için baskı yapılmasına.
62.Yöreyi ziyaret eden çevrecilerin, kendi yörelerinde medyaya çıkmalarına ve el ele örgütleri kurmalarına.
65.Yörelerinde siyanürlü altın çıkarılacak baro başkanlıklarına yazı, kitap yollanmasına.
68.Kemal ANADOL’un devreye sokulmasına .
69.Kabul görürse eğer, Ayşe Tosuner’in ALTIN kameramanı olarak bazı T.V.’lere önerilmesine.
71.Greenpeace’in uluslararasi destek için sıkıştırılmasına.
73.Baro’dan daha fazla salon, emek, kadro desteği alınmasına.
74.Çağdaş Hukukçular Derneği’nden, ne yapacaksa yapmasının istenmesine.
76.Kanal Ege TV’nin aleyhine sıkı bir kampanya yürüterek, Tüketici Yasası md. 6 vd. dogrultusunda yasal çalışma yapılmasına, reklam verenlere bilgi verilerek, baskı yapılmasına.
77.Anadolu Üniversitesi’nden Yönetmen Etem Özgüven’in ve Ankara Üniveristesi’nden Ali Sancak’ın video kasetinin, film yapımının medyaya ve halka gösterimine.
79.Diş Doktorları Odası’ndan, yeniden, dişçilikte altın tekniği üzerine sözler istenmesine ve çalışma yapıp Degussa firmasının boykot edilmesine.
80.Çevre Mühendisleri Odası’ndan daha fazla destek çalışmaları istenmesine.
81.2 adet Avrupa Parlamentosu kararının kovalanmasına.
82.İzmir Ticaret Odası’nın altın aleyhtarı stratejik plan görüşünde de hala durup durmadıkları hakkında konuşmalarının sağlanmasına.
83.Nüshet’çi Leziz Onaranların desteğinin artırılmasına.
84.Ankaralı 40 örgütün, beyaz adımların desteği bilinerek ilişkilerin yoğunlaştırılmasına.
85.Doç.İnci Hanım’ın mücevharatı itme-terk eyleminin desteklenmesine, yöre düğünlerinde altın aleyhtarı şekillenme yapılmasına.
86.İstanbul’da Dr. Sıla Hanımla Artvin için çalışma yapılmasına.
87.Işık söndürme eylemine bile örneklik edecek türde sivil itaatsizliklerin araştırılarak bulunmasına ve faaliyete geçirilmesine.
88.Tüm çevre örgütlerine, oda v.s brifing verme şeklinde toplantılar yapılmasına.
90.Dinamit hukuku araştırılmasına
91.Muhtarların, Köy Kanunu’na göre etkili olma yetkileri, hukuku araştırılmasına
92.Yenilecek olursak Russel Mahkemesi gibi bir mahkeme kurma hazırlığına,
93.Köylülerce “ tarlamı geri ver davaları ” açılmasına.
95.Pijamalı piknik eylemi veya benzerlerinin yapılmasına.
99.Sivrihisar Bel.Bşk.’nı İbrahim DEMİRKOL ile temasa.
101.Betül Mardin’in Altın firmalarına reklam desteğinden çekildiğinin bilinmesi ile yeni destekçi firmanın bulunmasına ve bu yolda Adanalı kızın görevlendirilmesine.
102.Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu’nun Eurogold hakkında 50 milyarlık dava açıyor oluşunun gözlenmesine.
103.Tuğrul ERYILMAZ -Radikal, Doğan Medya Cent.34554 BAĞCILAR/İST adresine, K... dosyanın ulaşmasına,
105.Artvin Çayeli’ne 8 km mesafede denize dökülen, bakır, altın atıklarının ağır metal kanser vs yönlerinden araştırılmasına.
106.2911/9 md. göre pıtrak tipi örgütlerin kuruluşu semineri verilmesine, broşürleştirilmesine, Senih Özay’a görev verilmesine.
107.ATV Coşkun Aral, “ Haberci” programında Filipinler’deki altını yayınlamış ki getirtilmesine.
108.ÖDP’nin donukluğunun aşılması içi ne yapılması gerektiğinin kavranmasına.
110.Madenci Prof. Şinasi Ezgikaya’lar ile 0.212 285 60 80 -285 60 60 temasın artırılmasına.
114.Arkadaş grubu ile -0 324 714 37 26- temas edilmesine.
115.Devlet Denetleme Kurulu’na sonuç alamayacak olsak bile yoğun ulaşılma çalışmasına.
116.İstanbullu Şule Baş, Batur Baş’ın desteğinin artmasının istenmesine, (O.216.3609425)
117.Ramazan Kaymaz - Ortopedik Özürlüler Derneği Başkanı, Ev Tel:376 94 18, desteğinin bilinmesine ve artış istenmesine.
119.Yeni laflarla stikır bastırılmasına, Efemçukuru, Sivrihisar, Artvin, Giresun, Bulancak, Eşme, Saimbeyli el ele gibi içerik katılmasına.
120.Destek merkezi ofisinin tel, faks, e-maili olduğunun bilinmesine.
121.Ali Sarıata’ya - 4645037 nolu faks ile- yardım etsin diye diyalog kurulmasına.
122.Hakkı Katıltan’ın desteğinin alınmasının unutulmamasına.
123.Kürşat Bumin ile -0.212.2782068 ve 2817201- haberleşilmesine.
124.ATV’de ve sair televizyon ve radyolarda da olacak olan Cumhurbaşkanı Sezer başta olmak üzere canlı yayınlara girip konumuzu aktarmamıza çalışılmasına.
125.BU KONUDA HÜLYA AVŞAR TÜRÜ PROĞRAMLARDAN SAKINILMASINA.
130.Dünya Bankası’na ve Barcley Bankası’na yüklenme planı yapılmasına.
131.Avrupa iyi basınının acil olarak tekrar yöreye davet edilmesine,
133.Firmalar hakkında vergi dairelerinin teftiş başlatmasının tahrikine.
134.Firmalar hakkında SSK’nın teftiş başlatmasının tahrikine.
135.Tekrar sessizliğe gömülen İzmir milletvekillerinin uyandırılmasına.
136.Yüksek Planlama Kurulu’na red sonrası tekrar başvurulmasına.
137.Firmaların başta Çevre Bakanlığı olmak üzere cami, düğün salonu vs gibi nerelere ne kadar bağış yaptıklarının araştırılmasına.
138.TBMM’de araştırma önergelerinin yoğunlaştırılmasına.
140.Üniversitelerin çeşitli bilim dalı doktora vs çalışmalarının bizim konumuza (pamuk, tütün, fıstık, piar, kuduz böceği, iletişim, hukuk, ÇED’de 560 bilim dalı vardır konusu, vs.) hasredilmesine ve karşılıklı katkıya.
141.BM, UNESCO Nasreddin Hoca Yılı dolayısıyla Sivrihisar halkı ile onların tanıştırılmalarına. Prof. Succow’un davet edilmesine,
143.Eski Maden Yasası’nda yer alan ve ÇED Yönetmeliği 165.maddeye benzeyen halkın katılımını öngören 6309/55 md. nin 3213 sayılı yasa ile neden kaldırıldığının araştırılmasına.
144.Vaizlerden hutbelerde görüş bildirmeleri için destek istenmesine.
145.Mezarlık ve kanser hastanesi vs için belediye ve köy yönetimlerince istimlak kararlarına yönelinmesine.
146.Türk mizah vs sanatçıların skeçlerine konu etmeleri için yardım istenmesine.
147.Üniversitelerden, yörenin deprem geçmişi hakkında tekrar bilimsel inceleme talep edilmesine.
148.Yörenin yeraltı suyu hareketi hakkında hiçbir araştırma olmadığı bilimciler tarafından tesbit edilmekle bu konuda yörede bilimsel araştırma yapılması için yerli ve yabancı bilimci çağrılmasına, Prof. Şevki Filiz’den yardım alınmasına.
149.Çanakkale Lapseki’de Yenice Köyü’nde Muhtar M.Ali Koru, tarafımızdan veya medya aracılığı ile bulunarak yöresinde siyanürle altın eldesi için kimse o Mehmet Bozkurt ve firması ile mücadelesinin son durumu hakkında bilgi istenmesine.
150.Seçimsel desteğini yitirmiş ve firmaya aşırı yarar sağlayan yöre Muhtarlarının hukuken muhtarlıktan düşürülmesi imkanının araştırılmasına..
153.Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin zayıf katkısının artırılması çalışması yapılmasına.
155.Maden Yasası’nın 7. maddesine göre işletme sınırına 20 metrede ev, 60 metrede bağ, bahçe, avlu bulunması halinde önce teminatın 1/3’ünün irad kaydı, ısrar halinde tamamının irad kaydı ve de ruhsat iptali sözkonusu olduğundan böylesi durumun bulunduğu da apaçık şekilde gözle gözlendiğinde buna rağmen tapu fen amiri ile veya hakimli tesbit yaptırılmasına.
156.Ankara’da muhtarların ya da becerilirse tüm köylülerin toplu halde temas yürütmesine.
157.Dağcı sporcu gurupların (İDADİK gibi ) yörelere yürüyüşler yapmasının rica edilmesine.
159.İşletme sahasının etrafı parkur haline getirilip binlerce kez bisikletle yaya hayvanlı yürüyüşler yapılmasına.
160.Alman Çevre Bakanı Töpfer’in Ayvalık’taki evinin etrafında bisikletlerle çok sayıda tur atarak Avrupa basınının çekilmesine.
161.Firma çok uluslu olduğunda o ülkelerin diplomatik temsilciliklerine başvuru yaparak o ülkelerde altın arama, işletme izni peşinde koşulmasına.
162.Gerekirse son anda sadece Siyanürle Altın Eldesine Karşı Siyasi Cephe Partisi kurulmasına.
163.Alman TV - Halil Gülbeyaz vd arkadaşlarının çağrılmasına.
165.İstanbul’dan METİN KARADAĞ ile (faks:212.2931539–2450845) temasın yoğunlaştırılmasına.
169.Ankara İletişim Fakültesi’nden İsmail Sancak ve arkadaşlarının yeni belgesel çalışmasına katkı yapılmasına.
175.ATV’de tek çevre programı diye lanse edilen İnci Demirhan Karaman’ın yaptığı Aktüel adlı programa dosya yollanmasına.
177.İstanbul Film Festivali’nde bize destek verenlerin İzmir Festivali’ne de destek aktarmalarına.
179.Çepeçevre ve Toprak Ana ve Yeşil İsyan grup ve gazetelerinin yanlışlıklarının izlenerek, dikkate alınmasına.
180.İstanbul el ele komitesinin büyümesine destek verilmesine.
181.Altıncı Dardanel ile Çanakkale Darnalel’in aynı firma olup olmamasının araştırılmasına.
182.İzmir Festivali’nde ilgisizlikle yanlış yapan Dr. Makal’ın biraz rahatsız olup sıkılmasını sağlamalıyız.
184.Müjdat Gezen’e, Cumhuriyet-Ziverbey Durağı NO.48 Kadıköy/İstanbul’a altın dosyası yollamalıyız. Belki yazar.
185.İstanbul’da Radyo FM Müdürü Ayla Demirbaş’a 0.212.2839176 ve faks : 2839181’e dosya fakslamalıyız.
186.İZÜNİDER’i devreye almalıyız.
187.Bodrum Çevre Festivali’ne hem Ethem’i, hem Ali’yi sokmalıyız. Bunun için Müjde Ar’a ulaşmalıyız.
188.Yörede kamp yapılması örgütlenmelidir. Ve bu kitabeye çağrı için eski tanıdıklarımız bisikletliler, vosvosçular vb. çağrılmalıdır.
190.Dulkadir Köyü için Av. Meral Top 0.274.2233060 ile temasın korunmasına,
191.Yunanistan’da Kassandra ve Olympia yöresindeki altın eldesi girişimine karşı çıkan muhalefetle işbirliğine,
192.Köylülerin toprakların geri alma davası açmamalarının kaynağının araştırılmasına,
199.Milletvekili Bay Suha Tanık ve Işılay Saygın’ın “firmaya parasını veririz, kovalarız” türü konuşmaları dolayısıyla ilgilenelim.
200.Gümüşhane’ye bilimadamı yığınağı yapmalıyız. Ancak önce orada heyetler oluşmalı ve ellerindeki Orman Bakanlığı’nın red kararını medyaya, kamuoyuna duyurabilmiş olmak ön koşulu gözlenmelidir. Sevim Dabağ dayak yiyor, rapor alıyor. Kendisi güya Milliyet Muhabiri ve fakat medyada haber olmuyor. Bu nasıl iştir araştırılmalıdır.0.256.2131042
201.Dulkadir Köyü’nün, çok yakın geçmişte tüm köyün akciğer grafisini alıp Uludağ Üniversitesi olarak gitmekle bir rapor gizleniyor olabilir. Araştıralım. Konya Üniversitesinin ilgisi ile ilgilenelim.
203.Kaymaz Belediye Başkanı Beytullah Karabulut ile temas sıklaşmalıdır.0.222.7212024
204.Balya’da oluşan 2911 dosyası kollanmalıdır. Türk iç hukuk tükenince Strasbourg’a gidilmelidir.
205.Bergama, Çamköy’ün elektriği de, suyu da ana firmaya bağlandığından ve bir 15 yıllığına protokolden bahsedildiğinden sözleşmenin feshi ve susuz kalmanın önlenmesi konusuna hakim olunmalıdır.
206.Firma Sayıştay denetimine sürüklenebilir.
208.Firmanın valilikten kaptığı özel güvenlik örgütü kurma iznine ne yapalım?
210.Oğuz Oyan’ın desteğini alın dedi, Nur Dolay 0.312.2212107
213.Mitinge izin verilmemesi halinde dev bir idari dava örgütlenmelidir.
214.Cem Özdemir’e vs. dosya ve çağrı yollayalım.
216.Şiir ölümü yenebilir gecesi yapabiliriz.
217.Mümtaz Soysal’ı hukuksal olarak sıkıştırmak gerekiyor. İleri geri çevreci maganda gibi
220.2860 sayılı Yardım Toplama Yasası’na çalışalım.
221.Davalarda geri geri adliyeye giriş yapılabilir.
222.Saçlar dik, jöleli olabilir.
223.Saçlar altın sarısı renkte olabilir.
224.Danıştay’da mahkeme ilamını öpme eylemi yapılabilir.
225.Barolar Birliği’ni ziyaret edip bakış yapılabilir. Hatta evlere gidilip yengelere baskı, destek talebi yapılabilir.
226.Börklüce Mustafa’nın saç traşı gibi traş yapılabilir.
227.Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na köylüler bilet alıp Cumhurbaşkanı seyrederken onunla birlikte seyretmeye gidebilirler.
228.Bol, çok bol sorumlu bürokrata suç duyurusunda yarar vardır.
237.Moğollar’ın şarkısı çıkacak gözleyelim.
238.Haluk Levent şarkısı çıkacak gözleyelim.
239.Ahmet Leventoğlu yörede tiyatro malzemesi çalışacak ilgilenelim.
240.Kitabe çime kavuşsun, (Sefa başkan yapamadı. Yeni başkan yapacak değil... Köylüler yapsın artık...)
242.600 yabancı avukat İzmir’e ve Kuşadası’na futbol maçına geliyorlar. Bağ kurabiliriz.
246.Greenpeace ile 0.212.2364239
247.Genel Kurmay’a dosya iletip randevu alalım mı almayalım mı?
249.TMMOB madene girip keşif yapabilse. Mesela Orman Mühendisleri Odası, mesela Tabipler Odası, mesela İnşaat Mühendisleri Odası, mesela Mali Müşavirler ..... birer rapor yaratabilseler?..
250.Mitinglerde anlamsız ses çıkarmayı tartışalım.
6.Hıncal Uluç bize “ eski tüfek” deyip duruyormuş. Cevap vermeli mi, kazımamalı mı ? Acaba?
7.Son Avustralya kazasından geriye Romanya ve İspanya ve Papua gibi kazaları dosyalayıp topluca basına versek.
10.Yeni Cumhurbaskanı’nın ve bir generalin acılı baba Boray Uras’ı kabulünde söylediği “ sivil itaat ve kibarlık” sözcüğünün bize atılan yanı olup olmadığını irdeleyelim.
11.Çevre Bakanlığı’nın bana yolladığı 23.6.2000 tarihli yeni bir “ÇED yapıyorsak da ilgili kurum kuruluşlara bilgi veririz.” diyerek bana, bize, halka, savunmaya bilgi vermemesini, teftişe, savcılığa, tazminata ve Strasbourg’a taşıyabiliriz gibime geliyor, yardim lazim...
15.2577 sayılı yasada değişiklik sonrası yargının dava açmada menfaat kavramını daraltma eğilimine karşı entellektüel açıklamalar, sohbetler, paneller tavsiye edebilirim. Başka ne akla gelebilir acaba ?
17.Madencilik bakanlığının madenler için mi ? Bergama için mi kurulmaya geçildiğini araştırmalıyız. (Savaş hocalara sormalıyız.)
19. TÜBİTAK diyerek siyanürle altina mahkeme kararına ragmen vize vermeye kalkısan Prof. Aykut Barka gibi, Naci Görür gibi, Derin Orhon gibi, Haluk İyidoğan gibi deprem sonrası, KORKU SONRASI duyulan profesörler hakkında bilimsel çalışmayı bitirelim.
21.Mesela TÜBİTAK’çılardan Prof.Dr. Naci Görür’ün hızını alamayıp Cumhuriyet gazetesinde “Bergama’nın doğa tarihi cemiyeti olsaydı Eurogold’la sürdürülen tartışma ŞALVAR SEVİYESİNE DÜŞMEZ, akılcı, bilgili bir düzeyde sürer, belki de Eurogold’u şimdi almaya kalktığından çok daha ciddi tedbirler almaya sevkederdi” deyişi, diyebilişi, dediklerini halkın hocalarımızın basının duyması gerek. Cumhuryet gazetesinin bu yazıya karşı benim olsun, NÜSHED yönetim kurulu üyesi Prof Dr. Doğu Nebioğlu’nun olsun yazılarına hiç yer ver vermeyişini de nereye bağlamaya bilmeye çalışmalıyız.
BUNA DEVAM EDİLMELİDİR… TABİİ YAZMAK SIRALAMAK İÇİN DEĞİL UYGULAMAK İÇİN…..

Yinelersek,

Dayanılacak hal kalmamıştır.
Başvurucular, Bergama bölgesinde yaşayan 1707 Türk vatandaşı, siyanürleme yöntemi uygulayan bir altın madenini işletme için izin almış olan ve fakat mahkemelerce iptal kararları verilmiş olmasına rağmen kapatılamayan bir şirketi ve izin vermekte ısrar eden T.C Hukumetini şikayet etmiştir. Başvurucular, idare mahkemelerinde, sağlık riskleri ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmesi ile yerel eko sistemin tahrip edilmesi risklerine dayalı olarak, anılan izni iptal ettirmeyi başarmışlardır,mücadeleyi sürdürmektedirler.

Ancak, mahkeme kararları, idari makamlar tarafından uygulanmamış ve bilakis bunlar Çevre ve Orman Bakanlığının,Valiliğin, Başbakanlığın, Bakanlar Kurulunun doğrudan talimatlarına uymuşlardır. Sonuç olarak, başvurucular, Sözleşmenin 2,8,6.1 ve 13.maddeleri ile korunan haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.

8.madde ile ilgili olarak AİHM; mahkeme kararlarına uymayı reddeden idari makamların bu suretle, başvurucuların özel yaşam ve ailevi yaşamlarına saygı haklarını koruyan usuli güvencelerin etkisi ve yararının önlendiğini, düşünmelidir.
Sonuç olarak, Türkiye, başvurucuların haklarını teminat altına alma yükümlülüğünü ifa edememiş sayılmalıdır.

Madde 6.1 ile ilgili olarak; Kesinleşmelerine kadar askıda olma özelliklerine karşın mahkeme kararlarının süresi içinde yerine getirilmediğini tesbit eden Mahkeme,
Türk yetkili makamlarının, bu maddenin sağladığı tüm etkilerden başvurucuları yoksun bıraktığına, kanaat getirmelidir. Böylece oybirliği ile bu hususla ilgili olarak sözleşmenin ihlal edildiğine ve başvurucuların 2 ve 13 maddelerle ilgili şikayetlerini ayrıyeten incelemeye gerek olup olmadığına karar vermelidir.

Türk Hükümetinin iddialarının aksine Mahkeme, değerlendirme konusu maddi olayların, (sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı) başvuruculara sağlanan haklara karşı, çok gerçek ve ciddi tehditler olduğuna karar vermelidir.

AİHM başvurucuların, altın madeninin yanındaki köylerde yaşayan halkın çevre ve sağlıkla ilgili genel ve kesin olarak tesbit edilmemiş risklerinden şikayetçi olmadıkları gerçeği üzerinde vurgulama yapmaktadır. Aksine, onlar, altın eldesinde kullanılan siyanürlü liç yönteminin, resmi çalışmalara ve raporlara dayalı olarak, fiziksel bütünlükleri için gerçek ve doğrudan riskler olduğu için, başvuruda bulunmuşlardır. Bu samimiyet ihlal kararı ile karşılanmalıdır. Ve maden kapatılmalı iken kapatmayan, direnen arkaya dolanan,
İdareye;

Bu aihm yolu ile elde ettiğimiz 30.000 Euronun rucuu talep edilmişse de ne olduğu anlaşalamayan havale ile karşılaşmışızdır.
Bu işlemi olumsuz işlem saymışızdır.

Aleyhine idari yargı yolunu seçmişizdir. Kanunlarda pek yeri yoksa da kıyas yolu ile bazı savlarımız olacaktır. Niyetimiz Türkiyede iç hukuk yaratmak yaratamazsak dışarıda hukuk aramaktır.

Şimdi gelelim bu hareketin geldiği noktada bugün istediği ne var? Ne olursa belki bir şeyler olabilir?

T.C Başbakanı ve bakanları ve İzmir valisini içine çeken yüklenme biçimleri
Akılalmaz bin tane sorumluyu şikayet
Bilgi edinme davamıza müdahale
Anayasa mahkemesindeki maden kanunu davasına sivillerin müdahalesi
Anayasa mahkemesindeki çevre kanunu davasına sivillerin müdahalesi
Eşme duruşmasına yığınak,
Havran hortlamasına belediyelere vs destek
Gümüşhane zor durumda bir tek orhan amca var
Efemçukuru davasında bilim insanlarının dışlanmasına tepki verilememiştir. Hala verilebilinir.
Sivil itaatsizlik sözcüğü mahkum edilip unutturulmak üzeredir. Hortlatılmalıdır.
T.C Başbakanlığı valinin danıştaya mütalaa taşıma talebini reddetmiştir.
İmar izin iptaline rağmen maden kapanmamıştır.
Arkaya dolanılarak alınan yeni maden Md 77 uygun izinde mahkemeye taşınmıştır.

Orman izinleri iptaledilmiş danıştayca onanmıştır. Ama uyulma yoktur.
İzmir il genel meclis mahkeme kararına uyulma kararı verilmiştir ama arkası gelememektedir.

İlk geçen yılki yumurtalı eylem ve bu yıl Dikili olaylarında koza firması yeterince mahkum edilememiştir mi?

Uluslarası masum destekler ihmal edilmiştir.
Alman ajanlığımızın enayiliğine iyi yanıt verilememiştir.
Rucu davama müdahil yağmuru hoş olmaz mı ki?
Bergama hakimi oraları tesbite gitti çıkacak raporu yükseltirmiyiz?
Aihm kararlarının ihlal hükmünün uygulanmasında Brüksele baskı katkısını kim yapar?
Köyün arazisi madende kaldı 15 yıllık süre bitti … halk korkuyor ne yapalım ? ne yapalım ? ne yapalım ?
ne yapalım ? ne yapalım ? ne yapalım ?
ne yapalım ?
ne yapalım ?
ne yapalım ?
Senih Özay Avukat

Altın senaryosu

SENİH ÖZAY

1.Beyler Sok. NO:51/306 Katipzade iş hanı Konak.İzmir.TÜRKİYE

Tel:0.232.4848973-4467070
Fax:0.232.45256420
Cep Tel :0.532.6560809

Email :avsenih@hotmail.com

Şema şöyle olmalı;

1. Altın iri taneli iken Elekle ihtiyar şapkalı amcalar... Su kenarlarında...
2. İsveçliler siyanürle altın çıkarmayı buldular...
3. Güney Afrika’da yoğunluklu iş götürülürken zengin olanlar zengin olurken Güney Afrika ırk, rejim sıkıntısı ve orada çok yerin altına girmek gereği ve pahalılık nedeniyle T.C göze kestirilmiş idi.
4. Her yarda altın var.. ancak hukuk, çevre hakkı kuvvetli olunca faaliyet yok...( Paris yakınlarında 1 küçük, İspanyada 1 küçük, 1 İsveçte bir küçük altın madeni varlığı hem eski ve hem laboratuvar boyutludur.)
5. Ankaraya geldiler kravatlılardan çok izin aldılar.. (Bakan Faralyalı konuşabilir. O verdi..)
6. Bunlar Eurogold idi, Tüprag idi, Cominco idi, Dardanel, Anglo tur idi...
7. Tabii önce Bergama ve Sivrihisar halkı sevindi.. Zengin olacağız ve çocuklarımıza iş diye.. (Burasını eski belediye başkanı Sefa Taşkın anlatabilir.)
8. Önce mücadele Havran Küçükdere’de başladı... (Orasını Birsel Lemke iyi bilir..)
Ve o zamanın Çevre Bakanı Doğancan Akyürek (keşke konuşturabilseniz) korkunç bir mücadeleye teslim oldu ve Tüprag’ın iznini reddetti... Ona o ara etki peşinde koşan milletvekili halen emekli Av. Melih Pabuççuoğlu idi. Konuşturabilirsiniz...)
9.Bergama bundan etkilendi ve gürültü başladı...
10.Prof.Orahan Uslu ve arkadaşlarının ilk ÇED raporu ortaya çıktı...
11.İzmir’de bulunan Çevre hareketi avukatları onların avukatları oldular. Dava açtılar (Av. Noyan Özkan Konuşturulabilinir.)
12 İlk tesbit davası açıldı. 1 yıl boyunca yöre flora ve faunası izlemeye alındı. Bilirkişilerce.. ( Prof Dr. Ümit Erdem konuşabilir.)
Haricen halk sağlığı Prof Dr. Fethi Doğan halkı aydınlattı.
Haricen Yer altı suları Profesörü Şevki Filiz halkı aydınlattı.
Haricen Kimya Profesörü Emür Henden halkı aydınlattı...
(burada saplama ile daha sonra Uşak, Eşmede de şantiye kuran yabancı altın firması için köy kahvesinde sohbet yapan bir Uşaklı avukat ve bir Doğu Perinçek ssiyasetinden bir gazeteci, ve Kimya Doçenti Hüseyin Yıldıran, gözaltına alındılar ve 1,5 yıl hapse çarptırıldılar. O Doçentimiz konuşturulabilinir )
13. Alman vakıflarının hiçbiri ile ilişki kurulmamıştır. Sadece FIAN isimli bir dernekle ve başkanı Petra Sauerland ile kurulmuştur. Avukat Senih Özay İzmir Güzelbahçe’de mangal ve rakı ikram ederken bilgi vermiş ve katkı istemiştir.
14.Firma da tesbit davası açtı ve zarar olabilir ama tedbir alınabilir diyen bir rapor ( ot gibi küçük bitkilerin Doçenti olan Dr. Oktay Çelen ile konuşulabilinir.)
15.İzmir 1. İdare mahkemesinde açılan yer seçimi izni çed aleyhindeki davada Yargıç Esin Tan ‘ ın muhalefeti ile halkın ve doğanın aleyhine karar verilir. (Emekli olmadığı için yargıç Esin Tan konuşamaz sanırım)
16.Danıştay’ın 6. Dairesi muhteşem bir şekilde ‘’ Anayasada 17. Mad. Yaşama hakkı, Madde 56. Sağlıklı çevre hakkı diye gerekçeli kararını verir. Bu karar kesinleşir. Muhkem kaziye oluşur. Bu muhkem kaziye ne demektir konusunda bir İdare hukuku profesörü mesela Prof Yıldırım Uler konuşabilir.)
17.Av.senih ÖZAY Anayasa madde 138 /4 ve TCK 146. Maddeye göre İdam cezası gereğini ancak idama karşı olduklarını şaşkın olduklarını söyler durur. (gazeteler )
18.Bu süreçte Uludağda Sivil itaatsizlik kollokyumu olur. Oktay Konyar ve Senih Özay katılırlar ve çok şey öğrenirler... Hukuka uygun kanunlara aykırı ya da kanunların sınırındaki eylemlere sivil itaatsizlik denilir.... Oktay Konyar ve Bergama köylüleri bu konuda ustalaşmışlardır. (Oktay Konyar dinlenebilinir. Ve de o hocalardan sivil itaatsizlik kitabının yazarı Prof Dr. Hayrettin Ökçesiz konuşabilir. )
19.Mahkeme kararının uygulanması beklenirken Firmaya gitme kal Türkiye’de çok şey değişir, kervan yolda düzülür, basın senin yanına gelebilir, avukatları kalp, şeker hastası olabilir ‘’ der bir büyük.. Ve onlar gitmez kalırlar.
19.5.Türkiyede mahkeme kararlarına direniş geleneğini bilen Köylülerin Avukatı 651 Müvekkilinden 69 ‚ unu harç kaygısı ile ayırarak dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ve İmren Aykut ve Cumhur Ersümer ve Yaşar Topçu ve Erol çakır ve Halil İbrahim özsoy hakkında birer milyar liralık tazminat davasını Ankara 5. Asliye Hukuk hakimliğinde (1998/13 E 1999/749 K) açmışsa da davası reddolunca Yargıtay 4. HD’ ne başvurmuştur. Yüksek mahkeme önce (2001/3884E – 2001/8478 K ) İmren Aykutun hukuka sarıldığı saptaması ile onu tazminat sorumluluğundan sıyırarak diğerlerinin mahkum edileceğini karar bağlamıştır. Daha sonra Tashihi karar aşamasında da (2002/828 E _ 2002/3144 K ) Erol Çakırın Vali olarak mahkeme kararını uygulamnması için çok çöalıştığının saptanması ile onu da sorumluluktan çıkarmıştır. Böylece diğer davalıların tazminat sorumluluğu yakında yerek mahkemece karara bağlanacaktır.( Ekte Ankara Adliyesinin resmi verilebilinir.)
20.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakana yazı yazarak TÜBİTAK’a görev veriniz ve inceleme yapsınlar hele, Danıştayın endişeleri aşılmış mı der.. Bunu ilkin Yazar Mustafa Balbay ele geçirir ve yayınlar.(Keşke onu konuştursanız.)
21.Tübitak olarak değil ancak ora üyesi 11 hoca inceleme yaparlar ve 2 kuyu ilave kazılmış, 1 hava ölçüm cihazı gelmiş, 1 siyanür gaz ölçüm cihazı gelmiş ve bir de istinad duvarı yapılmış ve böylece Danıştayın endişesi ve mahsur ve sıkıntı kalmamıştır. Zaten en önemli şey yabancı sermayenin ürkmemesidir ‘’ demişlerdir... (Deprem Profesörü meşhur Aykut BARKA hocayı konuşturabilirsiniz...) (Canım bana atık barajının tam altında fay var mı dediler ben de yok dedim’’ der sanırım.)
22.Başbakanlık ‘’ izin veriniz ey devlet daireleri ‘’ diye işlem tesis eder...(Müsteşar Muavini Fusun Köroğlu ile bağlantı kurabilirsiniz. İmza ona aittir. ) (Bu işlem aleyhine İzmir İdare mahkemesi muhteşem bir karar verir. Ancak Danıştay Nöbetçi mahkemesi ’’ Başbakanlık işlemleri idari - icrai olmayıp yargı yolu olamamalıdır ‚’’ deyip ilamın yürütülmesini durdurur. Şimdi Dosya Danıştay 6. Daire önünde esastan karar yazılmaktadır.
23. Bu işleme ‘’ arkadan dolanma denilir ve hukuka yakışmaz ‘’ diyen İdare Hukuk Profesörü Ülkü Azrak’ı keşke konuştursanz.)
24.Başbakanlığın talimatını gören Sağlık Bakanlığı 1 yıllık deneme üretimi izni verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi insana ve doğaya yakın duran hoş bir yürütmeyi durdurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.
25.Başbakanlığın iznini gören Orman Bakanlığı Orman tahsis izinini verir. Aleyhine İzmir İdare Mahkemesi hoş bir yürütmeyi durudurma kararı verir. Hatta itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi de itirazı reddeder.
26. Başbakanlığın iznini gören Çevre Bakanlığı benim işim varlığım gereğim yok ben yokum der. (Aleyhine açtığımız dava İzmir İdare Mahkemesi ortada işlem yok ki diyerek bizi geri çevirir. Danıştaya götürürüz. Dosya karar verilmek üzeredir.)
27.Bu 4 işlem aleyhine de dava açılır. ( Av. Noyan Özkan konuşturulabilir.)
26.Bu arada Gümüşhane Mescitli altın şantiyesi
Artvin kafkasör
Gaziemir Efemçukuru
Adana Saimbeyli
Tunceli
Karşıyaka Arapdağı
Salihli Sardes (Belediye Başkanı Zafer Keskiner konuşabilir. Çünkü o dava açtı... Ora Şantiyeleri ve hukuk ve halkın muhalafeti sözkonusudur...
27.Şimdi Başbakanlık aleyhine açtığımız davada İzmir 1. İdare mahkemesi çok muhteşem bir karar verdi. (Ek) Gerekçesi şu ; ‘’ Kesinleşmiş bir mahkeme kararını (arkaya dolanmak demiyor) değiştirmek hukuk devletinde olmaz. Ve 20-50 yıl boyunca bir yöre halkını tedirginlik içinde yaşatmak mümkün değildir. ( Bu mahkeme KARARI BİR TV YAPIMCISINI, SUNUCUSUNU İNSAN ADINA DOĞA ADINA HEYECANLANDIRMALIDIR; HEYECANLANMIYORSA FAZLA UĞRAŞMAYINIZ DİYECEKTİM. VAZGEÇTİM: ISRAR EDİYORUM. ISRAR EDİLMELİDİR )

28.İşte bu muhteşem karardan sonra Firmalar ve devlet bürokrasisi çılgına döndü...
Milliyet gazetesinde Bay Bila’ nın garip altın ve Gümüşhane yazıları (Doğan Holding patronu Gümüşhanelidir. İkisinden biri konuşturulabilinir.)
Milletvekili Erol beylerin siyanürlü suda yüzüşü, ( Suda oynarken resim gösterilebilinir.)(Sulu havuzun deşarj bölümüne yüzmeye davet edilebilirler.)
Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan beyin Danıştay Nöbetçi daire ziyaretleri... Bunun basındaki yankıları yani Danıştay binası inşaat için ziyaretin neden Danıştay Başkanı değil de Nöbetçi Başkana yapıldığı gibi...)

29.Bizim tarafta da hareket var...
Sivil itaatsizlikler
Ankara baro başkanı (Sadık Erdoğan )
İstanbul baro başkanı (Yücel Sayman )
İzmir baro başkanının beraberce Bergama köy ziyaretleri...
Paris Londra Dünya baro başkanlarının Bergamayı ziyaret proğramı
30.Danıştay nöbetçi mahkemesi ‘’ başbakanlık işlemi yargı denetimine tabi değildir. ‘’ diye bir karar verdi. Bunu altın madeni işletilebilir olarak algılayan devlet ve firma altın üretimine başladı... Şaşılacak bir şey...Ve aşk başladı.... ( İleride Ecevitin 200 ton çıkacağı 35 milyar dolar geleceği söylenince çabuk çabuk çıkaramazmısınız deyişinin nidaları verilebilinir.)
31.Bu kararı beğenmedik. Böyle şey olmaz dedik. Başbakanlığın işlemi nasıl yargı denetimine tabi olmazmış dedik ve Danıştay genel kuruluna başvurduk.
32.Genel Kurul Bütün bu konular Danıştay 6. Dairesi’nin görevidir ‘’ dedi.... Dosya 6. Daire önüne geldi. Uzadı biraz ama rada halen karar yazılıyor. ( Daktilo görüntüsü verilebilinir.)

33.Arka arkaya Sağlık Bakanlığı izni ve Orman Bakanlığı izni de yargı tarafından durdurulunca Firma ve Devlet ittifakı bu işe kızdı ve çılgınca BAKANLAR KURULU KARARI ALARAK FİRMAYA DEVAM DEDİLER.
AMA CUMHUR BAŞKANAININ İMZALAMADIĞI Resmi gazetede yayımlanmayan prensip kararı başlıklı bu yok isimli karar, Türkiye Çimento fabrikalarının Fransızlara satışında verilen Danıştay kararını, Muğlada çevreye korkunç zarar veren termik santralların faaliyetini durdurtan Danıştay kararını UYGULAYAMAYACAĞIZ DİYEBİLEN 2 BAKANLAR KURULU ÖRNEĞİNİN ARDINDAN BU Bergama için 3. Bakanlar kurulu kararı artık Türkiye’nin hukuk devleti neiteliğini tamamen yok etmiştir.

34. İzmir Barosu ve köylüler bu kararname aleyhine Danıştayda dava açmışlardır. Yiğitre yargı kararı beklemektedirler.
35.Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusu yapmışlardır. Beklemektedirler.
36. AMA TEKRAR EDİYORUZ.
Sonuç.
Bundan sonra ne olacak?
a. Devletten bir yetkili Örneğin Ecevit 12 ton idi direnilince 24 ton oldu şimdi de 200 ton diyorsunuz. Yaşasın bir an evvel çıkaramazmısınız diyecektir. (Tekrar aynı nida verilebilinir.)

b. Firmadan bir yetkili ‘’ Çok modern tesilerimiz var. Sizin Kütahyanızda kıytırık Gümüş çıkarılıyor. Onunla ilgilenin asıl siz’’ diyecektir.( Bu da nidalar arasına karışabilir.)

c.Bir muhalefet milletvekili örneğin Işın Çelebi ‘’ Kütahya zaten yanmış… Bergama toprağı oraya gitsin orada siyanürlemeler vs olsun.’’ der. ( Flash TV’ de ses bandından aktarılabilir.

c.Bir köylü kadın : Sabahat Gökçeoğlu (Size söyleyeyim.... YAPTIRMAYACAĞIZ GÖRECEKSİNİZ DİYECEKTİR....)
37. Türkiye garip ülke...
Belki bir gün Hukuk, hukuksuzları yener...
Köylülerin epey yaşlanmş avukatı

Senih ÖZAY

BROŞÜR GİBİ OLABİLİR…

İzmir 3. İdare Mahkemesi Başkanlığına,
İzmir

Dosya no :
Önce savunma makamı yargıçlara dosyanın daha iyi anlaşılacağı görüşü ile bir anısını anlatacak;
1980 sıkıyönetiminde özelliği olan bir militanın avukatı idim. TCK.146… Mahkum oldu… Dosya askeri yargıtayda .. ben her gün mahkeme onayı, Kenan Evren onayı ve asılacak diye bekliyorum, hastayım.. Cezevine gitmek.. sakinleştirci almak.. sehpada söyleyeceklerini hafızama işlemek gibi gibi…
Birden bir psikiyatrist dostuma gittim. Ahmet Dilsize… anlattım.. ne yapabilirirm diye .. Bana ‘’ temporal sara hastalığı var.. ABD ‘ de bir kişi bilmeden bu hastalıkla uyanıyor, uçağa biniyor.. Washingtona gidiyor birini öldürüyor ve dönüyor hatırlamıyor.. ‘’ dedi.. VBe beni daha hocaları Prof. Selçuk Tuncere yolladı. Gittim… Sonuçta Hoca bana ‘’sen hukukçusun tıp bilimini bırak şimdi.. Sen yargıçların yüreğinde hukuk yarası aç, git dedi…’’
Şimdi ben kusura kalmayın, siz sayın yargıçların yüreğinde hukuk - vicdan yarası açmak için buradayım…
Çünkü davanın 3 bilirkişisi de umurumda değil, ıskalıyorum… 3 tane çevre hocası…3’ ü de Çevre hocası… Aralarında 1 tane insan hocası, 1 tane toprak hocası yok….
Dosyada 100 tane çevreci, insancı, toprakçı, kimyacı, yer altı’ cı, sucu profesör raporu var… Zaten sizin hukuk aramayıp, yapmayıp nerden çıktı ise. Kim talep etti ise de, 3 çevre hem de üçü de çevre profesörü bulmaya kalkmanızdan ötürü yüreğinizde yangın yaratmak için buradayım.

Geçmişi birazdan hızlı biçimde aktaracağım;
Şimdi önce daha yeni öğrendiğim alakalı şeyleri anlatmak istiyorum ; Bunları duymuş olamazsınız… Biliyor olamazsınız…
Ama önce başlıklar halinde bir ufuk turu yapmak daha doğru olacak ;
İlk idari işlem işlem…,, ilk çed …
İzmir 1. idare mahkemesi red… Yargıç Esin Tan muhalefet oyu var.
Danıştay 6. D sinin Anayasamızın 17. maddesine dayalı muhteşem BOZMA kararı…
Muhkem kaziye
Beklenti ne olabilir hukuk devletinde … mahkeme kararına uymak…
Yok. Burası T.C … Arkaya dolanılır…
aa.Başbakanlık müsteşarlığı bakanlıklara şu altın madencilerine izin verin dedi. Davayı kazandık. (Danıştay Nöbetçi heyeti, hatta sonradan Danıştay başkanı olacak bey , hatta emekli olduğu gün bu firma o kadar güzel ve zararsız işletme faaliyeti yapıyor ki, başından beri bunlar yapsaydı AİHM davası kazanılmazdı ‘’ diyebilen başkan…) madeni faaliyete açtı… 3 vardiye… Ama sonra yine davayı kazandık.,
bb.Bakanlar Kurulu Gizli kararnamesi garabeti çıkardılar (6.D ustalaşmıştı.. esas girdi. 8.D bizden bul gizli kararı diye tutturdu. Sonuç kazandık )
AİHM ‘ de 3 ayrı dosya ihlal kazandık.
AMA CİDDİ SURETTE ARKAYA DOLANMAK GEREKTİ…
ÇED YÖNETMELİĞİNE 3 VE 6 . MADDE GELDİ VE çed durum belgesi KAVRAMI UYDURULDU.(Allah aşkına bakın bu Çed durum belgesi için devlet bürokrasisi toplantısına . ‘’ muhalefet muhalefet muhalefet cümlelerine.. ekte sunuyorum…),
Çünkü artık karşımızda yeterli koza firması var.
ABD Büyükelçisi EDELMAN destekli ricalı belgeli imar izinleri alınıyor. (İptal ettiriyoruz, kazanıyoruz.)
2 sayılı gsm izni alıveriyorlar, dava açıyoruz.. Bu sırada orman iznini iptal ettiriyoruz. Eski imar iznini, eski sağlık iznini hepsini iptal ettiriyoruz. )
Maden yasası geliyor.. (Anayasa mahkemesi önünde 3.5 yıldır bekleyip duruyoruz.)
Maden yönetmeliği geliyor..(Bakınız Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği’nde, Madencilik faaliyetleri sonrasında “çevre ile uyumlu hale getirme” yükümlülüğü mevcuttur;
Madde 27/c- İşletmenin tamamlanmasını takiben faaliyette bulunulan alan en geç 6 ay içinde çevre ile uyumlu hale getirilir.
Madde 34/ç Faaliyetlerin tamamlanmasını takiben yapılacak rekültüvasyon çalışmaları ile bu sahalar en geç 6 ay içinde çevre ile uyumlu hale getirilir.
Madde 44 “………...en geç 6 ay içinde çevre ile uyumlu hale getirmekle yükümlüdür. Aksi halde Kanunun 7. Maddesine göre işlem yapılır.”
PEKİ sizin rehabilitasyona gitmeden buraya 3 kat kapasite artırımı ile her yerden altınlı toprak getirilmesine içiniz hukuken yanmaz mı ?)
Ve firma korkudan, yedeklemek için 10 sayılı gsm izni almış cebine..
Nedenini bilemiyoruz.. bütün dosyalar sizin mahkemenizde birleşti.
Gelelim yönetmelik davasına Danıştay hem 3 ve 6. madde ile dayalı işlem iptali davasını açtık. Danıştay bu davalara bakar iken birden ayrı ayrı açınız davaları dedi. Şaşırdık ama açtık. Orada görülen dava Danıştay 6.D 2005/4294 duruşması 31.10.2007 idi. Ne karar verdiler bilmiyoruz.
Sizin mahkemeye de meşhur bu dayalı işlem davası 745 ile düştü…
Bu davada bilirkişi olmaz… ilk çed kabul görmemiş ki çed kılıklı çed durum belgesine bakılsın ve hele 3 ü de çevreci bilimciye gidilsin güvenilsin… Bu bilimciler size altınlı toprağın bittiğini, gümüşhaneden toprak geldiğini, havrandan toprak geldiğini, dikiliden de toprak gelecek diye hazırlıklar olduğunu söylemediler… Aldatıldınız. Topraklar gelmeye başladı..Bunu biliyormusunuz ?
Bu kavranılmadan bu dava bitebilir mi;Danıştayın yönetmelik iptal kararı bitmeden bu dava bitebilir mi?
İlk Çed iptal edilmişken ve bizim ilk çed’i klabul etmediğimiz, öldürdüğümüz ortada iken bu dava bitebilir mi?
Bize kara çala çala, ajan diye diye Ankara DGM ‘ lerde baro disiplin kurullarında aklandığımız halde hala bize ajan demelerle bu dava bitebilir mi ?
Bir mahkeme başkanı bana verdiği kararı göstermem dedi vermem dedi diye bakın idare mahkemelerinden kurtuldu ama Danıştay olmaz dedi… sunuyorum…
Bakın bir Danıştay yargıcı mütalaasında, müvekkilim firma dedi diye baş ağrıtmaya kalktım.. neden böyle dedi? Avukat mıydı yeni mi tayin oldu kanun sözcülüğüne diye… bilgisayar kaseti mi var diyorum… Soruşturma içinde … yargılama sürüyor.
Bakın Bülent Ecevit ve arkadaşları hakkındaki şikayetime takipsizlik veren bir Ankara savcısının bana tebligat yapmayıp ağır cezaya itiraz edemeyişimi aihm ‘ YE TAŞIDIM.
Maden firmasının avukatına İçişleri Bakanlığı benim hakkımda bir otelde kalmış… gibi bir bilgi verilmiş.. Bakınız sunuyorum.. bakanlık hakkında ve bu tür şeyleri devlet denetleme kuruluna denetlettirmiyor diye cumhurbaşkanı hakkında tazminat davam sürüyor.
Bir savcı taze yeni çıkmış medyanın peşinde olduğu bir Danıştay kararını 5 gün sonra gel diye bana vermiyor diye soruşturma yolunda yargılamalar devam ediyor.
2 bakanlık müfettişi bir İzmirli yargıcın benimle aynı dünya görüşünde olabilip bu yüzden benim davalarımda lehe sonuç alabilip alamadığımı soruyor.. Bir tek yargıç bana çay bile ısmarlamış olamaz, görmemişsinizdir, duymamışsınızdır.
Bunların içinde dava bitebilir mi ?

Şimdi son duyduklarımı, öğrendiklerimi aktarmalıyım:
İ:T:Ü de bu bazı bilimcilerin yardımıyla yarı gizli toplantılar yapılmış… meğer Uşakta yd kararı çıktı ya, maden kapatıldı ya.. Kanadalı firma uyanmış, hocalarla tanışmış, kozayla da aşka girmiş ve 24 hektar 24 hektar toprakları zenginleştirerek siyanür liçi için bergamaya getirecekmiş, hesabını kitabını yapıyorlarmış.. Korkarım efemçukurunun toprağını da, kazdağının toprağını da hepsinin toprağını bergamaya getirecekler..

Peki Bergama çed ‘ inin 3 kat kapasiteye çıkarmak için çed toplantısı yapıldığını . bergamaya gittiğimizi itirazlar ettiğimizi biliyormusunuz? Biliniz.. Belgeleri ekte.
2000 yeni vekelatname oldu.. Halk kızgın… Bergamalılar yorgun morgun ama kızgın… avukatları şeker meker ama yılmış değiliz… yine davalar açıyorum açacağım, belki de yine kazanmaya başlayacağız.

Sözlerimi şöyle bağlayacağım;

Başlangıçta anlattığım ‘’ insan idamında hakimlerin yüreklerinde hukuken yara aç yoksa tıpsal arayış değil ‘’ dersi aldığım üzere bu sefer doğanın, insanların çocuklarınnn, ölümler artışı, başlayan kanserler, başlayan kadınların göğüslerinin alınması, hukukun idamı davamızda ; siz sayın yargıçların yüreğinde yara açmak istiyorum… Bu savunmamla……. ‘’’’’’’’’’’ deyip bitiriyorum

Av.Senih ÖZAY